
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.

Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.

Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubu Temmuz'da yıllık yüzde 40,32 ile manşetin sekiz buçuk puan üzerinde arttı. Grup, yıllık enflasyona 5,21 puan katkı yaptı.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 8,94 puanla en yüksek katkıyı yaptı. Manşetin 5,78 puan üzerindeki artış, hanehalkı algısı ile resmi rakam arasındaki farkı besliyor.

TÜİK verilerine göre tüketici fiyatları Temmuz'da aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 arttı. Yıllık enflasyona en büyük katkı 8,94 puanla gıda ve alkolsüz içeceklerden geldi.

Ocak-Haziran döneminde ihracat yüzde 3,5, ithalat yüzde 4,6 arttı. İthalatın daha hızlı büyümesi, dış ticaret açığını yüzde 7,4 yukarı taşıdı.

TÜİK verilerine göre Haziran'da ihracat yüzde 21,7 artarak 24,9 milyar dolara, ithalat yüzde 23 artarak 35,3 milyar dolara çıktı. Açık yüzde 26,2 büyüdü, karşılama oranı yüzde 70,6'ya geriledi.

Federal Açık Piyasa Komitesi politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında tuttu. Karar 9'a 3 alındı; Hammack, Kashkari ve Logan enflasyonun hedefin üzerinde kalmasını gerekçe göstererek muhalefet şerhi düştü.

Euro Bölgesi enflasyonu Haziran'da Mayıs'taki yüzde 3,2'den yüzde 2,8'e geriledi. ECB'nin faizi sabit tutması, Türkiye'nin en büyük pazarında talep koşullarının hızla toparlanmayacağını gösteriyor.

Fitch 17 Temmuz, Moody's 24 Temmuz'da Türkiye değerlendirmesini takvimlemişti. Fitch BB- notunu pozitif görünümle, Moody's Ba3 notunu durağan görünümle koruyor.

Avrupa Merkez Bankası 23 Temmuz'da üç politika faizini de sabit tuttu. Euro Bölgesi enflasyonu Haziran'da yüzde 2,8'e gerilerken Yönetim Konseyi enerji kaynaklı riskin tam etkisinin henüz görülmediğini vurguladı.

Para Politikası Kurulu 23 Temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı. Enerji fiyatlarındaki tırmanış ve Temmuz enflasyonuna ilişkin öncü göstergeler, indirim kapısını Eylül'e itti.

Fitch, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 3,5, 2027'de yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörüyor. Sıkı para politikası altında bu oran, sert iniş senaryosunun uzaklaştığı anlamına geliyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündeminde Temmuz için ek artış bulunmuyor. Net 28.075,50 liralık ücret, Aralık'taki komisyon toplantılarına kadar geçerliliğini koruyacak.

Gelişen piyasalar 2025'te gelişmiş piyasaları yaklaşık 11 puan geçti. Zayıf dolar sermaye akışını destekliyor; ancak yükselen petrol, USD'ye güvenli liman talebini canlandırarak para birimlerini baskılıyor. Hindistan ise rekor çıkışın ardından MSCI revizyonuyla yeniden gündemde.

Çin Ticaret Bakanlığı, nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kontrol rejimini ihbarcı teşvik mekanizmasıyla pekiştiriyor. Bu adım, hammadde tedarik zincirlerini yeniden tasarlamak zorunda kalan küresel sanayi ve yatırım dünyasında yeni bir risk katmanı oluşturuyor.

Türkiye'nin 2026 ilk çeyreğinde dış denge üzerindeki baskı artarken, rekor turizm gelirleri denklemi doğrudan etkiliyor. Yatırımcılar için asıl soru, yaz sezonunun bu açığı ne ölçüde kapatabilecegidir.

Türkiye'nin uluslararası tahvil ihraçları rekor seviyelere yaklaşırken dış borç çevirme maliyeti hem düşüyor hem de yapısal kırılganlıklarını koruyor. Piyasalar güvendi, fiyat uygun; ancak vade yükü hiç bu kadar ağır olmamıştı.

2026 yılının ilk beş ayında merkezi yönetim bütçe açığı 1,1 trilyon lirayı aştı; yıllık hedefin yarısından fazlası tükendi. Gelir vergisindeki sert gerileme, kalıcı bir yapısal sorunu gün yüzüne çıkarıyor.

Brüt rezervler 200 milyar doları aşıyor; ancak swap pozisyonları ayıklandiginda tablo çok daha karmaşık bir hal alıyor. Piyasaların gözünü dikigi swap hariç net rezerv göstergesi, 2026 baharinda sert oynadı.

Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki stratejik şirketler 2025 yılında toplu bilanço açıkladı. Bankacılık, telekomünikasyon ve enerji kollarındaki tablo, fon varlıklarını 360 milyar dolara taşıdı ve küresel egemen servet fonları sıralamasında ilk on içine girdi.

Konut fiyatları nominal olarak yükselmeye devam ederken kiralar daha hızlı artarak amortisman süresini yaklaşık 17 yıla indirdi. Yatırımcı için bu tablo hem bir uyarı hem de bir fırsat penceresi.

Türkiye'nin altın ithalatı 2026'da yeniden ivme kazandı. Yıllık cari açık 45 milyar dolar eşiğine yaklaşırken BDDK ve Hazine cephesinde yeni adımlar şekilleniyor.

Çin'in 2026 yılı büyüme hedefini tutturmakta zorlandığı bir ortamda, küresel emtia piyasaları yeni bir dengeleme sürecine giriyor. Türkiye için bu tablo hem risk hem de özgül ihracat fırsat penceresi anlamına geliyor.

Brent ham petrolün haziran ayında 75 doların altına gerilemesi, yıllık 60 milyar doları asan enerji ithalat faturasını taşıyan Türkiye için ciddi bir maliyet rahatlığı anlamına geliyor. Peki bu indirim cari açığı ne ölçüde kapatır?

Küresel yatırımcılar uzun vadeli ABD Hazinesi kağıtları için giderek daha yüksek risk primi talep ediyor. Bu yapısal kayma, Türkiye gibi yüksek getirili gelismekte olan piyasalara yönelik sermaye akışlarının önündeki en önemli dış değişken haline geliyor.

Avrupa'nın TTF doğalgaz fiyatı Haziran ortasında 49,8 EUR/MWh'e tırmanırken Türkiye'nin yer altı depoları Mart sonu itibarıyla yüzde 71 dolulukla kış öncesi yarışa geride başlıyor. Piyasa oyuncuları için kritik soru şu: enjeksiyon hızı yeterli mi?

ABD-Çin gümrük tarifeleri 2025-2026 döneminde tarihin en sert düzeylerine çıkarken küresel tedarik zincirleri yeniden çizilmektedir. Türkiye, bu yeniden çizimde hem fırsat hem kırılganlık barındıran özgün bir konuma oturmaktadır.

Japonya Merkez Bankası politika faizini yüzde 1'e taşırken, 500 milyar doları asan yen carry trade pozisyonlarının çözülmesi küresel sermaye akışlarını kok ten yeniden sekillendiriyor. Gelismekte olan piyasalar için fırsat mi, risk mi?

Kevin Warsh liderliğindeki Fed, faiz artırımı sinyalleri vererek piyasaları sarstı. TCMB'nin indirim döngüsünü askıya aldığı bir ortamda Türk tahvil yatırımcıları yeniden pozisyon hesaplaması yapıyor.

Türkiye'nin tarım ve gıda ihracatı 2025'te 27,8 milyar dolara ulaşırken 2026 ilk çeyrekte yüzde 26,7 büyüme kaydedildi. Ancak bu ortalamanın altında ciddi bir ayrışma sürüyor: Hububat ve ayçiçeği yağı rekor kırarken fındık ihracatı miktar bazında yarı yarıya çöktü.

Aylık yüzde 2,8 bandına gerileyen konut kredisi faizleri, inşaat talebini canlandırıyor; ancak bankacılık sistemindeki kredi büyümesinin ne kadarının sektörden kaynaklandığı tartisma konusu olmaya devam ediyor.

Türkiye'de yıllık 800 bin konuta yakın talep varken üretim 550 bin bandında seyrediyor. Maliyet baskısı, finansman güçlüğü ve arsa kıtlığı birleşince arz acığı kapanmak bir yana daha da derinleşiyor.

Otomatik katilim fonlari 2025'te ortalama yüzde 60'i asan nominal getiriyle beklentilerin üzerinde performans sergiledi. Tamamlayici Emeklilik Sistemi'nin 2026 takvimi bu tabloya yeni bir boyut ekliyor.

Fonlama maliyetlerinin baskısı altında sıkışan net faiz marjı, Türk bankacılık sektörünün 2026 karını belirleyecek en kritik değişken konumuna yükseldi. Toparlanma sinyalleri var, ancak yol engebeli.

Yaş meyve-sebze fiyatları Mayıs'ta aylık bazda belirgin düştü; ancak yılın ilk yarısındaki seyir, mevsimsel rahatlamanın yapısal baskıyı örtbas ettiğine işaret ediyor. Yatırımcı ve yönetici kitlesinin asıl sorgulaması gereken, bu dalgalanmanın ne kadarının geçici, ne kadarının kalıcı olduğu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 iç borçlanma takviminde enflasyona endeksli devlet tahvillerinin ağırlığını kademeli biçimde artırıyor. Bu tercih, hem borçlanma maliyeti yönetimi hem de yatırımcı talebi açısından kritik sinyaller taşıyor.

Küresel arz fazlası ve AB'nin karbon tarifesi sektörü iki yönden sıkıştırıyor. Kardemir ve Erdemir'in yeşil dönüşüm hamlesi bu baskıya yetecek mi?

Türkiye dünya bor rezervlerinin yüzde yetmişinden fazlasına sahip; mermer ihracatında küresel lider konumunda. Ancak ham madde satışına bağımlılık, emtia fiyatları gerilediğinde ihracat gelirinin de erimesi anlamına geliyor.

ABD'de büyüme ivme kaybederken enflasyon 2 yılın zirvesine yaklaştı. Yeni Fed Başkanı Warsh, Haziran toplantısında faizi yerinde tuttu; piyasalar ise bir sonraki hamlenin indirim değil artış olabileceğini fiyatlamaya başladı.

Hazine faiz desteği sübvansiyonlu tarımsal krediyi cazip kılıyor; ancak tavan limitler, aynı kullanım zorunlulukları ve bürokratik eşikler, küçük ölçekli üreticinin piyasadan borçlanmasını hâlâ kaçınılmaz kılıyor.

Mayıs 2026'da ikinci el konut satışları yüzde 32,7 geriledi. Nominal fiyatlar yükselirken reel değer eriyor; piyasa, tarafların birbirini beklediği bir durgunluk iklimine girdi.

Dünya'nin en hızlı büyüyen büyük ekonomisi konumunu koruyan Hindistan, 2026'da Türkiye ile hem pazar hem de üretim alanı olarak kritik bir kavşakta duruyor. Fırsatlar kadar gerilimler de masada.

Türkiye 2026'nın ilk çeyreğinde rekor ziyaretçi ve gelir rakamları açıkladı; ancak kişi başı harcama yalnızca 3 dolar büyüdü, alışveriş ve hediyelik eşya harcamaları çift haneli geriledi. Büyümenin kalitesi giderek daha fazla soru işareti taşıyor.

Türkiye'de 2026 için açıklanan yüzde 27 oranındaki asgari ücret artışı, dezenflasyon patikasının en hassas gerilim noktasını gün yüzüne çıkardı. Talep baskısı ile reel gelir kaybı arasında sıkışan gelirler politikası, merkez bankasının hesaplamalarını zorlamaya devam ediyor.

Küresel ticaretin bloklar arasında yeniden örgülenmesi olarak tanımlanan "friendshoring" dalgası, Türk lojistik sektörüne hem tarihsel bir fırsat hem de yönetilmesi güç riskler sunuyor.

BDDK verileri, bireysel kredi kartlarından kaynaklanan takipteki alacakların 2025-2026 döneminde dramatik bir ivme kazandığını ortaya koyuyor. Sektör, hem yeniden yapılandırma düzenlemelerine hem de artan karşılık yüküne aynı anda uyum sağlamak durumunda.
Türkiye, 2030'a kadar 20 milyar dolarlık enerji verimliliği yatirimi planlıyor. Ancak enerji ithalat faturasının yılda 60 milyar doları aşkın seyrettiği bir konjonktürde bu rakamın dengeye katkisi sınırlı kalabilir.

Yerel Kalkınma Hamlesi programının ikinci yılında Kocaeli, Bursa ve Gaziantep il özelinde belirlenen öncelikli sektörlerde yatırım çekişini hızlandırıyor. Ankara ile İstanbul'un finans ağırlığı sürerken üretim havzalarındaki ivme dikkat çekiyor.

Yapışkan enflasyon ve yüksek enerji fiyatları Fed'in nokta grafiğini tersine çevirdi; yıl sonu PCE tahmini yüzde 3,6'ya fırlarken dolar endeksi bir yılın zirvesine, S&P 500 ise yön arayışına geçti. Warsh dönemiyle denklem yeniden kuruluyor: nakit cazip, uzun vade riskli.

Türk kamu varlık kiralama şirketlerinin uluslararası sukuk ihraçlarında spread seviyeleri son bir yılda belirgin biçimde yükseldi. Hem egemen hem kurumsal tarafta borçlanma maliyeti revizyonu, piyasa yapısını ve ihraç takvimlerini yeniden şekillendiriyor.

Politika faizi yüzde 37'de tutulurken yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29 bandına oturdu, CDS primi 2,5 yılın dibine geriledi. Carry trade pozisyonları 50 milyar doları aştı; faizin yönü aşağı döndüğünde sahnenin bankacılık ve holdinglere kayması bekleniyor. Bu bir görünüm analizidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Freightos Baltic Endeksi'nde belirginleşen gerileme nakliye maliyetlerini düşürüyor; ancak aynı tablo zayıf küresel talebi de yansıtıyor. Türk ihracatçı bu ikilemle nasıl baş edecek?

TUİK'in Nisan 2026 verileri, imalat sanayisinin yüzde 6,8'lik artisiyla genel endeksi yüzde 6,0'a tasıdigini ortaya koyuyor. Yüksek teknoloji üretimi one cikarken madencilik ve tekstil geride kaldı.

Köprüden hastaneye uzanan kamu-özel ortaklıklarında dövize endeksli garanti ödemeleri, liranın her değer kaybında Hazine'nin bilançosunu daha da sıkıştırıyor. Riske maruz kalma nasıl ölçülüyor, önümüzdeki yıllarda tablo ne gösteriyor?

Enflasyon yüzde 211'den yüzde 32'ye, bütçe açığından fazlaya; Arjantin'in şok terapisi sonuç veriyor. Ancak sosyal maliyet ve kırılganlıklar, bu modeli körü körüne kopyalamanın tehlikelerini de gözler önüne seriyor.

Merkez bankasının faiz kararları bankacılık sistemine anında yansımaz. Gecikmenin uzunluğu, kreditörlerin fiyatlama stratejisini ve reel ekonominin nabzını doğrudan belirliyor.

ABD Enerji Bakanlığı, beş ayrı projeye yayılacak 10 AP1000 reaktörünün uzun tedarik süreli bileşenlerini finanse etmek amacıyla Westinghouse'a koşullu 17,5 milyar dolar kredi taahhüdünde bulundu. Söz konusu paket, küresel nükleer tedarik zincirinde yeni bir büyüme döngüsünü ateşleyebilir.

Çin, 22 Haziran'da açıkladığı ihracat kontrol listesine MP Materials ve USA Rare Earth dahil 10 Amerikalı şirketi ekledi. Hamle, ABD'nin Çin bağımlılığını kırmak için desteklediği tam da şirketleri hedef aldı.

Türkiye'de tüketici enflasyonu Mayıs 2026'da yüzde 32,6 ile dezenflasyon patikasını korudu. Ancak üretici fiyatları bu ivmeye ayak uyduramıyor; aradaki makas, maliyet baskısını henüz fiyatlara yansıtamamış sektörler için uyarı lambası yakıyor.

2022'den 2026'ya uzanan dönemde nominal asgari ücret sekiz katına yaklaştı; ancak birikimli enflasyon ve kur etkisi, reel satın alma gücünün önemli bir bölümünü telafi edemez kıldı.

Avrupa Merkez Bankası, Haziran 2026'da üç yılın ardından ilk faiz artışını hayata geçirdi. İran savaşının tetiklediği enerji şoku, Euro Bölgesi'ni enflasyon hedefinden uzaklaştırıyor; piyasalar Eylül'de yeni bir artış fiyatlıyor.

Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle ticaret hacmi kritik bir eşiğe yaklaşıyor. İnşaat, savunma, turizm ve finans öne çıkarken her iki taraf da hedefi daha da yukarı taşıyor.

Üre fiyatları küresel ölçekte yüzde 60 yükselirken Türkiye'de mazot 70 liranın üzerinde seyrediyor. Çiftçinin üretim maliyeti, taban fiyatları aştı; sektör yatırım kararlarını yeniden gözden geçiriyor.

Türkiye, 2025 yılında toplam ihracatta tarihi zirveye ulaşırken AB ile ikili ticaret hacmi de 217 milyar euroyu aştı. Ancak asıl soru, bu ivmenin kurumsal bir çerçeveye oturtulup oturtulmayacağı.

Kur Korumalı Mevduat sistemi fiilen tasfiye edildi ve TL mevduat payı yüzde 61'e yükseldi. Ancak bu dönüşümün yapısal bir kırılma mı yoksa politika bağımlı geçici bir denge mi olduğu, piyasa aktörleri arasında tartışılmaya devam ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılının dördüncü çeyreğine ait GSYİH verisini yüzde 3,4 olarak açıkladı. Piyasa beklentilerinin altında kalan bu rakam, sabit yatırımların duraksaması ve kamu harcamalarının daralmasıyla şekillendi.

TUİK'in mevsim etkisinden arındırılmış verisi yüzde 8,5 gösteriyor; ancak sektöral dağılım, geniş tanım işsizliği ve genç işgücü verisi, yapısal bir sorunun izlerini tasıyor.

Avrupa'nın hazir giyim ithalatında Bangladeş ve Vietnam çift haneli büyüme yakalarken Türkiye'nin payı 35 yılın dibine indi. Asıl sorun ürün kalitesi değil, giderek kapanan maliyet makası.

Bulut devleri yapay zeka yatırımını nakitten borca kaydırıyor. 2026'da yüz milyarlarca dolarlık yeni tahvil arzı, kurumsal kredi spreadlerini ve yatırımcı getirilerini yeniden fiyatlandırıyor. Fırsat seçicilikte gizli.

Para Politikası Kurulu, beklentilerle orutusan bir kararla politika faizini yüzde 37'de sabit bıraktı. Jeopolitik gerilim ve enerji fiyatlarındaki oynakligi one süren Merkez Bankası, indirim için daha belirgin bir dezenflasyon sinyali ariyor.