Ekonomi

Sert Kesimin Bedeli ve Kazanımı: Arjantin'in Milei Deneyimi Türkiye'ye Ne Anlatıyor?

Enflasyon yüzde 211'den yüzde 32'ye, bütçe açığından fazlaya; Arjantin'in şok terapisi sonuç veriyor. Ancak sosyal maliyet ve kırılganlıklar, bu modeli körü körüne kopyalamanın tehlikelerini de gözler önüne seriyor.

Neslihan Aydemir· 7 dk okuma
Sert Kesimin Bedeli ve Kazanımı: Arjantin'in Milei Deneyimi Türkiye'ye Ne Anlatıyor?
Görsel: Martin St-Amant (S23678) (CC BY-SA 3.0) · Wikimedia Commons

Buenos Aires'te iki yıl önce sahneye çıkan 'libertatçı' ekonomi deneyi, artık salt bir siyasi vaka olmanın ötesine geçti. Javier Milei yönetiminin uyguladığı radikal kemer sıkma ve deregülasyon paketi, yıllık enflasyonu yüzde 211 zirvesinden 2025 sonunda yüzde 32 bandına çekmeyi başardı; bu hız, İsrail'in 1985 ve Brezilya'nın 1994 istikrar programlarını bile geride bıraktı. GDP 2025'te yüzde 4,4 büyüdü, birincil bütçe fazlası GSYİH'nin yüzde 1,4'üne ulaştı. Benzer yapısal sorunlarla mücadele eden Türkiye için bu tablo, hem uyarı hem fırsat penceresi sunuyor.

Şok Terapinin Anatomisi

Milei, Aralık 2023'te göreve geldiğinde Arjantin'in kasası fiilen boştu: merkez bankası rezervleri negatif bölgedeydi, kamu harcamalarını finanse eden para basımı kronik hale gelmişti. İktidarın ilk hamlesi sert kur devalüasyonu oldu; ardından bakanlık sayısı yarıya indirildi, sübvansiyon kalemleri dizginlendi ve fiyat kontrolleri kaldırıldı. IMF ile Nisan 2025'te imzalanan 20 milyar dolarlık yeni düzenleme, reformlara uluslararası bir güvence katmanı ekledi ve beraberinde döviz kontrollerinin (cepo cambiario) büyük bölümünün tasfiyesini getirdi. Pesonun dolar karşısındaki kuru, ARS 1.000-1.400 bandında serbest dalgalanmaya bırakıldı. Reuters ve Bloomberg'in aktardığı piyasa tepkileri, başlangıçta aşırı volatilite olsa da yatırımcı güveninin hızla tesis edildiğine işaret etti.

Rakamların Arkasındaki Sosyal Fatura

Makro tablonun düzelmesi, hane halkı için eşzamanlı bir refah artışı anlamına gelmedi. Yoksulluk oranı, 2024'ün ilk yarısında yüzde 52,9 ile rekor kırdı; 2025 sonunda yüzde 31,6'ya geriledi. Bu düşüş anlamlı olmakla birlikte, sübvansiyonların ortadan kalkması ve kamu ücretlerinin reel olarak erimesi, orta ve alt gelir grubunu ağır biçimde etkiledi. OECD'nin 2025 Arjantin ekonomik görünüm raporunda da vurgulanan bu sosyal kırılganlık, reformların sürdürülebilirliğini siyasi açıdan test etmeye devam ediyor.

Arjantin'de disinflasyonun hızı tarihsel kıyaslamaları zorladı; ancak enflasyonun düşmesi, gıda ve kira fiyatlarının alt gelir grubunun erişim eşiği altına inmesi anlamına gelmedi.

Yapısal Farklılıklar: Türkiye'nin Elindeki Kozlar

Karşılaştırma anlamlı olmakla birlikte, iki ülkenin başlangıç koşulları kritik farklılıklar taşıyor. Türkiye'nin merkez bankası rezervleri, Arjantin'in kriz anına göre çok daha güçlü bir konumdaydı; cari açığın finansmanında sanayi ihracatı ve turizm gelirlerinin payı, Buenos Aires'in ağırlıklı olarak tarım ve hammaddeye bağlı modeliyle kıyaslandığında daha çeşitli bir yapı ortaya koyuyor. Üstelik Türkiye, 2021-23 dönemindeki heterodoks para politikasını terk ederek ortodoks bir sıkılaşma sürecine girdi; bu süreç, şok terapi yerine kademeli sıkılaşma olarak tanımlanabilir. OMFIF analistlerinin 2024 başında özetlediği çerçeveyle söylemek gerekirse, hızın kendisi değil, sorunun derinliği ve çevresindeki siyasi ekonomi, başarı olasılığını belirliyor. Bu açıdan Türkiye'nin manevra alanı, Arjantin'e kıyasla daha geniştir.

Yatırımcı Perspektifinden: Vaca Muerta Modeli

Arjantin'in 2026 büyüme beklentisini taşıyan motor, Vaca Muerta petrol ve gaz havzası ile RIGI adlı büyük yatırım teşvik rejimidir. Bu mekanizma, stratejik altyapı yatırımcılarına uzun vadeli vergi ve kur güvencesi tanıyor; sonuç olarak enerji ihracatı 2025'te yüzde 7,6 büyüyen toplam ihracatın önemli bir payına dönüştü. Financial Times ve Wall Street Journal, Arjantin'i 2025 ortasından itibaren gelişen piyasalar içinde 'yeniden değerleme fırsatı' sunan bir ekonomi olarak konumlandırdı. Türkiye'nin benzer bir çerçeve kurması için enerji geçiş koridoru, lojistik altyapı ve savunma sanayii gibi stratejik sektörlerde uzun vadeli yatırım garantisi mekanizması öne çıkan model olarak değerlendirilebilir.

Para Politikası ve Kur Rejimi Dersleri

Milei'nin başlangıçtaki tam dolarizasyon söylemi pratikte hayata geçirilmedi; IMF programı da bu yönde bir zorunluluk içermiyor. Bunun yerine benimsenen model, parasal büyüklükler üzerinden hedefleme yapan, bant sistemiyle korunan esnek bir kur rejimidir. PIIE analistleri, bu yapının 2026 için kırılganlık riskleri taşıdığını vurguluyor; rezerv birikiminin yeterliliği ve sermaye akışlarının yönü belirleyici olmaya devam ediyor. Türkiye için çıkarılan ders açık: güvenilir merkez bankası iletişimi, bant ya da hedefleme rejiminden bağımsız olarak piyasa beklentilerini çıpalamak için birincil araç olmaya devam ediyor. Kur volatilitesini bastırmak için rezerv kullanımından kaçınmak, uzun vadeli para otoritesi itibarını korumanın temel koşullarından biri.

2026 Senaryosu: Hangi Dersler Aktarılabilir?

Arjantin deneyiminden Türkiye'nin altyapısına uyarlanabilecek üç temel çıkarım öne çıkıyor. Birincisi, mali disiplin güvenilirliği; Milei'nin bütçe fazlası taahhüdünü kararlılıkla koruması, bekleyiş enflasyonunun kırılmasındaki belirleyici faktördü. İkincisi, kur serbestleşmesinin zamanlaması; kontrolsüz bir erken açılımın ürettiği volatilite, piyasa güveninin önceden tesis edilmesini zorunlu kılıyor. Üçüncüsü, sosyal tampon mekanizmaları; yapısal reformların siyasi sürdürülebilirliği, alt gelir grubunu geçiş döneminde destekleyecek hedefli transfer sistemlerinin varlığına bağlı. Türkiye'nin kademeli sıkılaşma sürecinde bu üç unsuru dengede tutma kapasitesi, orta vadeli makro stabilitenin en önemli belirleyeni olacak.

Kaynaklar: Reuters · Bloomberg · Financial Times · IMF (imf.org) · OECD · OMFIF · Wall Street Journal · PIIE

■ MİZAN HABER