
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.
2022'den 2026'ya uzanan dönemde nominal asgari ücret sekiz katına yaklaştı; ancak birikimli enflasyon ve kur etkisi, reel satın alma gücünün önemli bir bölümünü telafi edemez kıldı.

Türkiye'de asgari ücret, 2022 yılı başındaki 5.500 liradan 2026 Ocak itibarıyla net 28.075 liraya ulaştı. Nominal büyüme etkileyici görünüyor; beş kata yakın bir artış. Ne var ki aynı dönemde TÜİK verilerine göre birikimli tüketici fiyatı enflasyonu yüzde 300'ü, ENAG gibi bağımsız araştırma gruplarının hesaplamalarına göre ise çok daha yüksek seviyeleri aştı. Bu fark, masa başı hesapların ötesinde, milyonlarca hane için somut bir yaşam standardı kaybına dönüştü.
2022 yılı boyunca TÜİK yüzde 72,3 enflasyon açıklarken, hükümet o yıl asgari ücrete Ocak ve Temmuz olmak üzere iki kez zam yaptı; yıl genelinde nominal artış yaklaşık yüzde 97'yi buldu. Görünürde enflasyonu geride bırakan bu adım, aslında fiyat artışlarının yıl içine yayılan bileşik etkisini tam olarak karşılayamadı. 2023'te enflasyon yüzde 53,9'a geriledi, ancak ücret ayarlamaları yine birden fazla taksitle yapıldı ve hesaplama metodolojisindeki tartışmalar neticesinde reel değerlendirme güçleşti. DİSK-AR'ın 2025 sonu itibarıyla yayımladığı rapora göre bir asgari ücretli, tek bir takvim yılı içinde vergi ve enflasyon kıskacında toplam 96.000 lirayı aşkın bir reel kayba uğradı.
Hesabın en belirgin çarpıklığı 2024'te ortaya çıktı. Ocak ayında yüzde 30 artırılarak 22.104 liraya yükseltilen asgari ücret, TÜİK'in kendi açıkladığı yüzde 44,38'lik yıllık enflasyona karşı yetersiz kaldı. Bloomberg ve Reuters'in aktardığı analist değerlendirmeleri, yılın son çeyreğinde net asgari ücretin reel karşılığının dönem başına göre yaklaşık yüzde 14 geride kaldığını ortaya koyuyordu. Yıl sonunda yüzde 30 ek artışla 26.005 liraya çıkan ücret, 2024 boyunca yaşanan reel erozyonun ancak bir bölümünü geri kazanabildi.
2026 Ocak itibarıyla net asgari ücret, 28.075 lira olarak belirlendi. Aynı dönemde bağımsız verilere göre hesaplanan açlık sınırı ise 30.143 liranın üzerinde seyretti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın Aralık 2025'te açıkladığı yüzde 27'lik artışla 2026 için belirlenen net asgari ücret, 28.075 lira düzeyinde kaldı. Pek çok sivil toplum kuruluşunun açıkladığı 2026 Ocak ayı açlık sınırı ise 30.143 lira; yoksulluk sınırı 98.000 liranın üzerinde. Başka bir deyişle asgari ücret, yaşama maliyetinin en temel eşiğini yaklaşık yüzde 7 oranında geride bırakarak yılı karşıladı. Daily Sabah ve CottGroup'un derlediği verilere göre, dolar bazında değerlendirildiğinde 2026 brüt asgari ücret yaklaşık 770 dolara denk geliyor; bu rakam 2022 yılındaki dolar karşılığıyla kıyaslandığında nominal toparlanma görülse de dört yıllık kümülatif enflasyon ve kur kaybı hesaba katıldığında reel kazanım oldukça sınırlı kalıyor.
Analizi güçleştiren bir etken, resmi istatistikler ile bağımsız ölçümler arasındaki derin makas. TÜİK rakamları esas alındığında, 2022-2025 döneminde birikimli enflasyon yüzde 300 ile yüzde 320 bandında seyrediyor. ENAG ve benzeri bağımsız gruplar ise aynı dönem için çok daha yüksek oranlar hesaplıyor; bu gruplara göre resmi serideki yıllık sapma zaman zaman 20-30 puanı buldu. Ekonomim ve Cumhuriyet gibi yayınlarda yer alan akademik çevrelerin yorumları da benzer bir ayrışmaya dikkat çekiyor. Hangi seri kullanılırsa kullanılsın, ücret artışlarının enflasyonu geride bıraktığı gerçek yıl sayısı son dört takvim yılında yalnızca bire indirgeniyor.
Reel ücret erozyonu tek boyutlu bir tablo değil. İşletmeler açısından, her yıl Ocak'ta güncellenen asgari ücret artık bilanço planlama döngüsünün en belirleyici değişkenlerinden biri haline geldi. Özellikle emek-yoğun sektörlerde (perakende, tarım, tekstil) personel maliyetleri enflasyonla birlikte kısmen yumuşarken, vasıflı iş gücünde uzun vadeli bağlılık sorunu derinleşti. Tüketici tarafında ise iç talebin daralması, 2023-2024 döneminde yurt içi perakende ciro rakamlarına reel bazda yansıdı. Bloomberg'in Aralık 2025'te aktardığı analist görüşlerine göre yüzde 27'lik 2026 zammı piyasa beklentilerinin içinde kaldı ve kısa vadeli iç talep canlanması üzerindeki etkisinin sınırlı olacağı değerlendiriliyor.
Mahfi Eğilmez'in Ocak 2026'da yayımladığı analizde kullandığı ifadeyle, fiyat istikrarının sağlanamaması durumunda enflasyon maliyetinin büyük bölümü sabit gelirli çalışanlar ve emeklilere yükleniyor. DİSK-AR'ın 2025 raporuna göre Türkiye'de yaklaşık 3,6 milyon çalışan hâlâ asgari ücretin altında çalışıyor; bu da nominal asgari ücret düzeltmelerinin tabana yayılma hızının göründüğü kadar geniş olmadığına işaret ediyor. 2022-2026 döneminin özeti şu: nominal artışlar çarpıcı, reel kazanım ise tartışmalı. Yatırım ve strateji kararlarında hanehalkı harcanabilir gelirinin seyri izlenirken, TÜİK serisinin yanı sıra bağımsız ölçümleri ve kur dinamiklerini de gözetmek analitik zorunluluk olmaya devam ediyor.
■ MİZAN HABER