
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.
TUİK'in mevsim etkisinden arındırılmış verisi yüzde 8,5 gösteriyor; ancak sektöral dağılım, geniş tanım işsizliği ve genç işgücü verisi, yapısal bir sorunun izlerini tasıyor.

Türkiye'nin dar tanım işsizlik oranı, 2025 yılı genelinde yüzde 8,3 ile son 21 yılın en düşük seviyesine geriledi. TUİK'in Ağustos 2025 bülteni ise mevsimsel arındırılmış oranı yüzde 8,5 olarak kayıt altına aldı. Rakam ilk bakışta olumlu bir görüntü cizse de alt kırılımlar farklı bir tablo ortaya koyuyor. Geniş tanım işsizlik 2025 genelinde yüzde 29,7'ye yükselirken, 15-24 yaş grubunun geniş tanım işsizliği yüzde 43'u aştı. Bu iki veri seti birlikte okundiginda, işsizliğin salt konjonktürel bir görüntüyu değil, kademeli olarak yerleşik bir yapısal sorunu da yansıttığına dair güçlü işaretler ortaya çıkmaktadir.
Döngüsel işsizlik, ekonomik yavaşlama dönemlerinde talep düşüşüyle genişlleyip toparlanmayla birlikte geri çekilen türden bir olgudur. Yapısal işsizlik ise ekonomi büyüse de erozyona uğramadan kalan bir kalıntıyı ifade eder. Birçok gelismekte olan piyasada bu iki boyut ic ice geçtiği için ayırt edilmesi güçleşir. Türkiye'de faiz indirimi sonrası toplam talep güçlenirken ve büyüme ivme kazanırken dar tanım işsizliğin düşüş eğilimine girmesi, konjonktürel kanallar aracılığıyla iyileşmenin gerçekleştiğine işaret etmektedir. Ancak aynı dönemde geniş tanım işsizliğin artıyor olması, talep canlanmasınin piyasanın en kiricak katmanlarından geçemedigini göstermektedir.
2025 yılı verileri sektöral istihdam dağılımında belirgin bir konsantrasyon ortaya koymaktadır. İstihdamın yaklaşık yüzde 59'u hizmet sektöründe yer alırken sanayi yüzde 20,2, tarım yüzde 14 ve inşaat yüzde 6,8 payı taşısmakatdir. 2026 birinci çeyrek bülteni ise dikkat çekici bir uyarı sinyali vermiştir: Mevsimsel arındırılmış temelde hizmetler sektöründe 189 bin, inşaatta 48 bin, tarımda 44 bin ve sanayide 20 bin kişilik istihdam azalması yaşanmıştir. Bu dortlu birlikte düşüş, talep çekişli değil arz taraflı bir sorunun varlısina isgaret etmektedir; boş pozisyonlar dolmuyor, cunkü nitelik uyusmazligi engel olarak durmaktadir.
Hizmetler sektöründe 189 bin kişilik istihdam kaybı bir tek çeyreklik veriye sigiyorsa, o rakamın arkasındaki nedenler konjonktürün çok ötesine geçiyor demektir.
15-24 yaş grubu işsizliği, 2025 yılında yüzde 15,3 olarak gerçekleşti; bu oran toplam dar tanım işsizliğin neredeyse iki katidir. Genç nüfusta geniş tanım işsizlik ise yüzde 43'u geçmiş durumda. Frontiers dergisinde yayımlanan 2026 tarihli bir akademik çalışma, Türkiye'de beceri açığının yalnızca eğitim sisteminin miraslanmis yetersizliklerinden değil, aynı zamanda yüksek vasıflı işgücü gocunun yol açtığı beyin drenajindan da beslendiğini ortaya koymuştur. OECD kayıtları da Türkiye'nin genç nüfusta iş gücüne katilim dışı kalınma oranında (NEET) üye ülkeler arasında en yükselerde yer aldığını belgielemektedir. Bu tablo, yaşanan tıkanıklığın konjonktürel bir baskidan ziyade egrencinin eğitim çıktısı ile işverenin aradığı profil arasındaki kronik uyumsuzluktan kaynaklandığını göstermektedir.
İşsizlik istatistikleri yalnız istihdam edilip edilmemekle sınırlıdir; çalışanların hangi şartlarda istihdam edildiği ise ayrı bir analiz boyutu gerektirir. Türkiye'nin kayıt dışı istihdam oranı hala yüzde 25'in üzerinde seyretmektedir. Kayıt dışı çalışanların sosyal güvence kapsamında olmaması, döviz ve faiz dalgalanmalarına karsi kümülatif bir kirılganlık oluştururken işgücü maliyeti ve verimlilik eleştirisini de beraberinde getirir. Yabancı doğrudan yatırımcıların lokasyon tercih sürecinde mevzuat uyumu ve nitelikli işgücü erişimine giderek daha fazla ağırlık verdiği günümüzde, kayıt dışı çalışanın yüksek payı bir caydırıcı unsur olmaya devam etmektedir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2025-2028 Ulusal Istihdam Stratejisi, işsizlik oranını yüzde 7,5'e çekmeyi, istihdam oranını yüzde 52,5'e yükseltmeyi ve kayıt dışı istihdamı yüzde 23,4'e indirmeyi hedeflemektedir. Strateji, dijital dönüşüm, yeşil geçiş ve beceri eşleşimi mekanizmalarını temel eksene oturtmuştur. Analistler ise hizmet sektöründeki yapısal istihdamsiz büyüme (jobless growth) riskine, yani katma değer yaratan sektörlerin değil düşüken-ücretli hizmetlerin istihdam talebini taşıma tehlikesine dikkat çekmektedir. Güncel veriler bu riski doğrulamaktadir: Hizmetler sektörünün istihdamdaki payı büyürken, sanayi işsizliğinin üzerine yerleşik kalması, verimlilik artışının siglasabilecegine dair ciddi bir soru isaretini beraberinde getirmektedir.
Portföy yöneticileri ve doğrudan yatırım karar vericileri için dar tanım işsizlik tek başına yeterli bir gösterge değildir. Geniş tanım işsizlikteki seyir, toplam üretkenlik ve birim işgücü maliyetleri ile kayıt dışı oran üçgenine birlikte bakmak, Türkiye'nin büyüme kalitesi hakkında daha sağlıklı bir çerçeve sunar. Mevsimsel arındırılmış orandaki kismi gerilemeye karşın sektörel istihdam kayiplarinin dört ayrı kolda aynı anda gerçekleşmesi, yakın vadeli reel sektör aktivitesine ilişkin ihtiyatlı bir bekleyişin korunmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede işgücü piyasasındaki yapısal sorunun adreslenmesi, uzun vadeli büyüme sürdürülürlugunun ve sermaye cazibesinin önkoşulu olmaya devam etmektedir.
■ MİZAN HABER