
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.
Avrupa Merkez Bankası, Haziran 2026'da üç yılın ardından ilk faiz artışını hayata geçirdi. İran savaşının tetiklediği enerji şoku, Euro Bölgesi'ni enflasyon hedefinden uzaklaştırıyor; piyasalar Eylül'de yeni bir artış fiyatlıyor.

Haziran 2024'ten bu yana sekiz ardışık faiz indirimi gerçekleştiren Avrupa Merkez Bankası (ECB), 11 Haziran 2026'da masayı terse çevirdi. Yönetim Konseyi, mevduat faizini yüzde 2,00'den yüzde 2,25'e yükseltti; bu karar, Eylül 2023'te sonlanan sıkılaştırma döngüsünün kapanmasının ardından gelen ilk artış olarak tarihe geçti. Kararın arkasında tek bir değişken yatıyor: İran savaşının körüklediği enerji şoku ve buna bağlı enflasyon ivmesi.
Euro Bölgesi enflasyonu, 2025 yılının ikinci yarısında ECB'nin yüzde 2 hedefine oturmuş; hatta Ocak 2026'da yüzde 1,7 ile hedefin altına gerileyerek para politikasının doğrultusu konusundaki tartışmaları fiilen noktalamıştı. Banka, o dönemde büyüme desteğine odaklanarak politika faizini kademeli olarak yüzde 2,00 seviyesine çektigi genişleme sürecini tamamlamıştı. Euronews ve Euronstat verilerine göre Nisan 2026'da enflasyon yüzde 3,0'a fırladı, Mayıs'ta ise yüzde 3,2'ye tırmandı. Enerji kalemi tek başına yıllık bazda yüzde 10,9 artış kaydetti; bu oran Şubat 2023'ten bu yana görülen en sert yükseliş.
Orta Doğu'daki çatışmanın Hürmüz Boğazı'nı etkilemesi, küresel ham petrol arzında ciddi bir kısıtlamaya yol açtı. CNBC ve Gulf Times kaynaklarına göre, enerji üretim altyapısındaki hasar bölgesel ihracatı önemli ölçüde sekteye uğratırken fiyatlar hızla yükseldi. Bu maliyet baskısı Euro Bölgesi'ne hizmetler, gıda ve sanayi malları kanalıyla yayıldı; Mayıs 2026'da çekirdek enflasyon (enerji ve gıda dışı) yüzde 2,6'ya çıktı. ECB'nin artık söz ettiği risk tek cepheli değil: Bir yanda yukarı kayan fiyatlar, öte yanda ilk çeyrekte yüzde 0,2 küçülen bir ekonomi. Stagflasyon sözcüğü, piyasa analistlerinin dilinden düşmüyor.
Piyasalar Eylül 2026 toplantısında ek bir 25 baz puanlık artış olasılığını yaklaşık yüzde 50 ihtimalle fiyatlıyor. Bloomberg anketine göre ekonomistlerin çoğunluğu yıl içinde iki artış bekliyor.
Eurosystem personel projeksiyonlarına göre manşet enflasyon 2026 ortalaması yüzde 3,0, 2027'de yüzde 2,3 ve 2028'de yüzde 2,0 olarak öngörülüyor. Büyüme tarafında ise tablo sınırlı: 2026 için yüzde 0,8, 2027 için yüzde 1,2 ve 2028 için yüzde 1,5 beklentisi mevcut. ECB başkanlık basın toplantısında vurgulanan husus şu oldu: Yönetim Konseyi, belirli bir faiz patikasına önceden bağlanmıyor; kararlar toplantıdan toplantıya, gelen veriye göre şekillenecek. Bu 'veri bağımlılığı' mesajı, piyasaların yönlendirme eksikliğini fırsatçı bir belirsizlik olarak yorumlamasına zemin hazırladı.
Bir sonraki ECB Yönetim Konseyi toplantısı Eylül 2026'da gerçekleşecek. Bloomberg anketine göre ekonomistlerin çoğunluğu, yıl içinde toplam iki artış öngörerek Eylül hareketini neredeyse kesinleşmiş sayıyor. Öte yandan CNBC'nin aktardığına göre kimileri, özel sektördeki kredi büyümesindeki yavaşlamanın merkez bankasının işini kolaylaştırabileceğini; yani ek sıkılaştırma adımına gerek kalmaksızın talep soğuyabileceğini savunuyor. Euro/dolar paritesi ve Avrupa devlet tahvil getirileri, bu iki senaryo arasındaki salınımı günlük bazda yansıtacak temel göstergeler olmaya devam edecek.
2024-2025 indirim döngüsü sekiz adımda 200 baz puanlık bir gevşeme sağlamıştı. Haziran 2026 artışı bu birikimi kısmen geri sarıyor. Analistler iki temel senaryo üzerinde duruyor. Birinci senaryoda jeopolitik gerilim hafiflerse enerji fiyatları normalleşecek, enflasyon 2027'ye doğru yüzde 2 bandına inecek ve ECB 2027 başında yeniden kesintiye geçebilecek. İkinci senaryoda çatışma uzarsa enerji şoku kalıcı bir karakter kazanacak, ECB faizi yüzde 2,50 veya üzerine taşımak zorunda kalacak ve stagflasyon riski belirginleşecek. Her iki senaryo da Euro Bölgesi varlıklarına maruziyeti olan portföylerde daha seçici bir yaklaşım gerektiriyor. Sabit getirili tarafta kısa vadeli kağıtlara rotasyon, değişken faizli enstrümanlar ve enerji sektörü hisselerine artan ilgi: Kıdemli fon yöneticilerinin güncel diyaloğu bu başlıklar etrafında dönüyor.
■ MİZAN HABER