
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.
Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki stratejik şirketler 2025 yılında toplu bilanço açıkladı. Bankacılık, telekomünikasyon ve enerji kollarındaki tablo, fon varlıklarını 360 milyar dolara taşıdı ve küresel egemen servet fonları sıralamasında ilk on içine girdi.

Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) 36 şirket, 2 lisans ve onlarca gayrimenkulden oluşan portföyü 2025 yılının bilanço sezonunu güçlü bir manşetle kapattı. Konsolide varlıklar yaklaşık 360 milyar dolar eşdeğerine ulaşırken net kar 371 milyar lirayı aştı; faaliyet karı ise 548 milyar lira olarak kayıtlara geçti. Bu rakamlar, özellikle BIST-100 endeksinin yüksek volatilite yaşadığı bir dönemde, fon bünyesindeki holdinglerin bütünü için kayda değer bir ayrışmayı gözler önüne seriyor.
TVF portföyünün omurgasını oluşturan kamu bankaları, 2025 yılı genelinde sektörün üzerinde kar büyümesi kaydetti. Ziraat Bankası, Türkiye'nin en yüksek aktif büyüklüğüne (8,5 trilyon TL) sahip kurum konumunu korudu ve 161,5 milyar lira net kar açıkladı. Bu rakam, önceki yıla göre yüzde 60,4 artışa karşılık geliyor. VakıfBank ise 70,1 milyar lira net karla dikkat çekerken kar büyümesinde yüzde 73,5 ile sektör zirvesine oturdu. Halkbank daha ölçülü bir tempoda ilerledi ve 27,1 milyar liralık net kar kaleme aldı. Bu büyüme yüzde 23,1 ile sektör ortalamasının bir adım gerisinde kaldı; analistler bunun nedenini kısmen yüksek provizyon giderlerine ve yeniden yapılandırılan kredi stoğuna bağlıyor. Bankaların toplam karı dikkate alındığında, Türkiye'nin en büyük on bankası 2025'te birlikte yaklaşık 675 milyar lira net dönem karı elde etti ve bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 40 artış anlamına geliyor.
TVF'nin yüzde 26,2 pay sahibi olduğu Turkcell, konsolide gelirini yıllık yüzde 10,7 artırarak 241 milyar lira düzeyine taşıdı. FAVÖK marjı yüzde 43,1'de tutuldu; sürdürülen faaliyet karı ise yüzde 22,6 büyüyerek 17,8 milyar lirayı aştı. Temettü verimi yüzde 4,3 ile sabit gelir araçlarına rakip olmayı sürdürdü. TVF'nin yüzde 61,7 pay sahibi olduğu Türk Telekom cephesinde ise konsolide piyasa değeri Turkcell ile birlikte 418 milyar TL'yi aştı. Her iki şirkette de abone bazının büyümesi ile kurumsal dijital hizmet gelirlerindeki artış karlılığın asıl taşıyıcısı oldu.
TVF'nin konsolide özkaynak tabanı 2025 yılında yüzde 16 büyüyerek 2 trilyon liranın üzerine çıktı; bu büyüme, egemen servet fonu ölçeğinde ölçülü ama sürdürülebilir bir sermaye birikiminin işareti.
TVF'nin yüzde 81 hissesini elinde tuttuğu Türkiye Sigorta, birleşik yapısıyla yaklaşık 2,7 milyar dolarlık piyasa değerine ulaştı. Fon bu pozisyondan yaklaşık 2,2 milyar dolar pay değeri elde ediyor. Sigortacılık kolunun konsolide katkısı, özellikle zorunlu trafik sigortası ve bireysel emeklilik tarafındaki primli büyüme sayesinde portföyün geneline dengeli bir etki sağladı. Borsa İstanbul'daki TVF hissedarlığı ise şirketin işlem hacmi rekorlarını kırdığı 2025'te sembolik değerinin çok ötesinde stratejik bir anlam kazandı.
TVF'nin konsolide satışları 3,9 trilyon lira, FAVÖK ise 839 milyar lira olarak açıklandı. Özkaynaklar 2 trilyon lirayı geçti ve büyüme hızı yüzde 16 olarak kayıtlara girdi. BIST-100'ün aynı dönemde ciddi dalgalanmalar yaşadığı ve faiz koridoru tartışmalarının yatırımcı duygusunu olumsuz etkilediği bağlamda değerlendirildiğinde, TVF portföyünün hem varlık hem gelir hem de kar büyümesi ekseninde piyasa ortalamasının üzerinde kaldığı söylenebilir. Bununla birlikte, analistlerin dikkat çektiği bir ayrıntı var: Kamu bankaları güçlü toplam kar rakamları üretse de öz kaynak karlılığı (ROE) bazı özel banka rakiplerine kıyasla daha mütevazı kaldı. Bu durum, büyük ölçeğin getirdiği yapısal atalete ve kredi fiyatlamasındaki kamu politikası kısıtlarına işaret ediyor.
Global SWF verilerine göre, TVF toplam varlıkları itibarıyla küresel egemen servet fonları sıralamasında ilk on içine girdi. Fonun kuruluşundan bu yana toplam yatırım tutarı 18 milyar dolar eşiğini aştı. TVF Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık, yılın ikinci yarısında Türk Hava Yolları, maden ve enerji iştiraklerindeki büyüme planlarına odaklanılacağını vurguladı. Yatırımcı çevrelerinde ise soru işaretleri de sürüyor: Portföyün tarihsel olarak halka arz edilmemiş ya da kamuya sınırlı açık şirketlerden oluşması, şeffaflık ve kurumsal yönetim standartları konusundaki beklentileri canlı tutuyor. Bu bağlamda TVF'nin önümüzdeki dönemde hazırlayacağı yıllık rapor ve olası yeni KAP açıklamaları yakından takip edilecek.
Güçlü bilanço tablosuna karşın göz ardı edilemeyecek riskler mevcut. Türk lirasının değer kaybı, dolar bazlı varlık büyüklüğünü şişirirken lira bazlı karlılığın gerçek satın alma gücünü aşındırabiliyor. Öte yandan kamu bankaları üzerindeki kısmi faiz ve kredi yönlendirme politikaları, uzun vadeli öz kaynak verimini baskılama potansiyeli taşıyor. Telekomünikasyon tarafında ise düzenleyici tarife baskıları ve 5G altyapı yatırım maliyetleri marjlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı unsuru olmaya devam ediyor. Portföyün bütünü değerlendirildiğinde, 2025 bilançoları fon için memnuniyet verici bir dönemi belgelerken sürdürülebilirlik sorusu 2026 gündeminin merkezine oturuyor.
■ MİZAN HABER