Ekonomi

Tarım-Gıda İhracatında Tablo Karmaşık: Kazananlar Güçleniyor, Geride Kalanlar Derinleşiyor

Türkiye'nin tarım ve gıda ihracatı 2025'te 27,8 milyar dolara ulaşırken 2026 ilk çeyrekte yüzde 26,7 büyüme kaydedildi. Ancak bu ortalamanın altında ciddi bir ayrışma sürüyor: Hububat ve ayçiçeği yağı rekor kırarken fındık ihracatı miktar bazında yarı yarıya çöktü.

Neslihan Aydemir· 5 dk okuma
Tarım-Gıda İhracatında Tablo Karmaşık: Kazananlar Güçleniyor, Geride Kalanlar Derinleşiyor
Görsel: Maurice Flesier (CC BY-SA 4.0) · Wikimedia Commons

Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2025 yılını 27,79 milyar dolarlık ihracatla kapattı. 2026'nın ilk çeyreğinde bu ivme korunmakla kalmadı, yüzde 26,7 büyümeyle 8,37 milyar dolarlık rekor bir açılış yapıldı. Toplamda bakıldığında tablo güçlü; ancak ürün grubu bazına inildiğinde tablonun homojen olmadığı, bazı kalemlerin performansı taşırken bazılarının ivme kaybettiği görülüyor. Yatırımcı ve ihracatçı cephesinde bu ayrışmanın izlenmesi, hem sektörel strateji hem de portföy yönetimi açısından kritik bir öneme kavuşuyor.

Lokomotif: Hububat, Bakliyat ve Mamulleri

Sektörün en büyük motoru konumunu korumaya devam eden hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri grubu, 2025'te yaklaşık 12,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. 2026'nın yalnızca ilk çeyreğinde bu kalemden elde edilen gelir 2,83 milyar dolara ulaştı. Anadolu Ajansı verilerine göre gıda ihracatının beş aylık toplamında ayçiçeği yağı kalemi yüzde 16,8 artışla 551,3 milyon dolara erişti ve sektörün büyümesine en belirgin katkıyı yapan kalemler arasında öne çıktı. Un, makarna ve bisküvi gibi işlenmiş ürünlerde katma değer zincirinin yukarı kayması, bu gruba hem hacim hem birim fiyat avantajı sağlıyor.

Yaş Meyve-Sebze ve Narenciye: Sürdürülebilir mi?

2025 yılında tarım ihracatının en yüksek kalemini 3,87 milyar dolarla yaş meyve ve sebze grubu oluşturdu. Bunu 3,59 milyar dolarla şekerli mamuller izledi. Narenciye tarafında domates, biber ve mandalina başta olmak üzere Irak, Rusya ve Doğu Avrupa pazarlarına yönelik sevkiyatlar güçlü seyretti. Mandalina tek başına 891 milyon dolar döviz girdisi sağladı. Ancak bu grubun sürdürülebilirliği iklim koşullarına ve nakliye maliyetlerine olan yüksek duyarlılığı nedeniyle tartışmalı kalmaya devam ediyor. Enerji ve lojistik giderlerindeki oynaklık, özellikle Rusya ve Orta Doğu destinasyonlarında marjları baskı altında tutuyor.

Fındık ihracatı 2025-26 sezonunun ilk sekiz ayında miktar bazında yüzde 43 geriledi. Gelir kaybı ise arz daralması nedeniyle kısmen fiyat artışıyla telafi edilebildi; ton başına birim değer yükseldi ancak bu, ihracatçı değil alıcı açısından bir avantaj.

Fındık: Miktar Çöküyor, Gelir Zar Zor Tutuyor

Genel tablodaki en çarpıcı kırılma fındık sektöründe yaşandı. Ekonomim ve Giresun İhracatçılar Birliği verilerine göre 2025-26 sezonu Eylül-Nisan döneminde fındık ihracatı 135.000 tona geriledi; bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 237.000 tondu. Yani düşüş yüzde 43'ü aştı. Gelir tarafında ise tablo görece daha az yıkıcı: Arz daralması küresel fiyatları yukarı taşıdığından dolar bazındaki kayıp yüzde 8,5 ile sınırlı kaldı. Uzmanlar bu denklemi çözülmeye yakın bir denge olarak tanımlıyor: Bir sonraki sezonda arz normalleşirse fiyatlar da geri çekilecek ve ihracat geliri ikili bir baskıyla karşı karşıya kalacak. En büyük alıcı konumundaki Almanya pazar payını korurken İtalya ve Fransa'nın spot alımları yavaşladı.

Zeytinyağı ve Zeytin: Küresel Konjonktür Destekliyor

Zeytinyağı ve zeytin ihracatı 2025'te 496 milyon dolar olarak gerçekleşti. İspanya ve İtalya'nın üretim sorunları nedeniyle oluşan küresel arz açığı Türkiye için konjonktürel bir pencere araladı; ancak yurt içi hasat dalgalanmaları bu fırsatı tam anlamıyla değerlendirmeyi güçleştirdi. Avrupa Birliği'nin sertifikasyon ve kalite zorunlulukları da ihracat hacmini frenleyen yapısal bir etken olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte birim fiyat bazındaki artış, toplam geliri tarihsel ortalamalarının oldukça üzerinde tuttu.

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller: Sessiz Büyüyen Kalem

Kamuoyunda daha az yer bulan ama ihracat portföyünde ağırlığı hızla artan su ürünleri ve hayvansal mamuller grubu, 2026 ilk çeyreğinde 999 milyon dolar ihracat geliri üretirken yıllık bazda rekor kırdı. Norveç ve İskoçya'nın liderliğini sürdürdüğü küresel somon piyasasında Türkiye çipura ve levrek ihracatıyla güçlü bir niş konumlama yaptı. Ege kıyılarında yoğunlaşan balık çiftliklerinin kapasitesini artırması ve AB pazarına doğrudan erişim bu segmentin orta vadeli görünümünü destekliyor.

Pazar Yapısı ve Yoğunlaşma Riski

Anadolu Ajansı'nın açıkladığı verilere göre Türkiye'nin tarım-gıda ihracatında ilk sırayı 3,4 milyar dolarla Irak alıyor; onu 2 milyar dolarla Almanya ve 1,8 milyar dolarla Rusya izliyor. Tek ülke bazında bu yoğunlaşma düzeyi, jeopolitik kırılganlık açısından dikkat çekici. Irak'ta siyasi istikrarsızlık ya da Rusya'da kur oynaklığı yaşandığı dönemlerde bu tablonun ihracat gelirlerine yansıması sert olabiliyor. İhracatçı birliklerinin Körfez, Uzak Asya ve Afrika pazarlarına yönelik çeşitlendirme çabası orta vadede bu riski dengeleyecek kritik bir politika ekseni olmayı sürdürüyor.

Kaynaklar: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tarim-gida-ve-icecek-sektorunden-2025te-27-79-milyar-dolarlik-ihracat/3818188 · https://www.bloomberght.com/tarimsal-ihracat-2025-te-36-4-milyar-dolar-oldu-3766676 · https://www.ekonomim.com/ekonomi/findik-arzi-ve-ihracatinda-yari-yariya-gerileme-var-haberi-864511 · https://www.tarimpusulasi.com/haber/tim-gida-sektoru-yilin-ilk-bes-ayinda-48-milyar-dolar-ihrac-etti-46801

■ MİZAN HABER