
Ulaştırma Yüzde 30,83: Petrolün Faturası Sepete Yansıyor
Ulaştırma grubu Temmuz'da yıllık enflasyona 5,22 puan katkı yaptı. Brent petrolün 90 doları aşması, kalemin Ağustos verilerinde de baskı yapacağına işaret ediyor.
Türkiye'nin 2026 ilk çeyreğinde dış denge üzerindeki baskı artarken, rekor turizm gelirleri denklemi doğrudan etkiliyor. Yatırımcılar için asıl soru, yaz sezonunun bu açığı ne ölçüde kapatabilecegidir.

Türkiye'nin dış denge tablosu, 2026'nin ilk uc ayında ciddi bir baskıyla karşılaştı. Ocak ayında 6,81 milyar dolar, Şubat'ta 7,50 milyar dolar ve Mart'ta 9,70 milyar dolar olarak gerçekleşen aylık açıkların toplamı, ilk çeyrek kümülatif rakamını 24 milyar doların üzerine taşıdı. Rakamlar, 2025'in aynı dönemindeki yaklaşık 14 milyar dolarlık toplam ile kıyaslandığında trendin ne kadar sertleştiği açıkça görülmektedir. Enerji ithalatı, ic talebin sürdürmesi ve kur dinamiklerinin yarattığı maliyet baskısı bu genişlemenin temel motorlarıdir. Buna karşın, ilk çeyrekte 9,9 milyar dolara ulasan turizm geliri, tablonun en parlak kalemini oluşturmaktadır.
Mart 2026'daki 9,70 milyar dolarlık tek aylık açık, son yılların en yüksek mart değerleri arasında yer aldı. Temel baskıyı oluşturan unsurlar incelendiğinde, mal ticareti dengesindeki bozulma one çıkıyor. Enerji faturası, dolar bazlı kontrat fiyatlarına bağlı şekilde yüksek seyrederken, ara malları ithalatı da sanayinin ic talep gücünün korunduğunun isaretini veriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) aylık olarak yayımladığı ödemeler dengesi verilerine göre, hizmetler dengesi bu baskıyı frenleyen tek büyük kalem olmaya devam etti. Ocak-Mart döneminde hizmetler dengesindeki fazla, önemli ölçüde turizm gelirlerinden beslendi.
2026 ilk çeyreğinde Türkiye'yi ziyaret eden uluslararası turist sayisi 9,2 milyona ulaşırken bu ziyaretçilerin ülkeye bıraktığı döviz 9,9 milyar dolara yükseli. Japonya, İngiltere ve Körfez ülkelerinden gelen turistlerin harcama başına daha yüksek katkı sağlamaması, kişi başına ortalama gecelik harcamayı 102 dolara taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2026 için belirlettiği 68 milyar dolarlık yıllık hedef, yıl sonunda olumlu bir hizmetler dengesi fazlasına işaret ediyor. Ancak analistler, turizm gelirlerinin kısa vadede cari açığı tolere edebileceğini, ama tek başına yapısal bir çözüm oluşturmayacagini vurguluyor. Nomad Lawyer ve Travel and Tour World gibi sektörel kaynakların derlediğine göre, Q1 turizm büyümesi geçen yılın aynı döneminin yüzde 4,2 üzerinde gereceklesti.
Ilk çeyrekte 9,9 milyar dolar turizm geliri kayda değer bir tampon oluştururken, yıl genelinde 68 milyar dolar hedefi, cari açığı doğrudan savaş alanına çevirecek yaz sezonuna bağlı kalacak.
Cari açık, tek başına değerlendirildiğinde bir risk göstergesi olmakla birlikte; finansmanının niteliyi en az büyüklüğü kadar önem taşımaktadır. Doğrudan yabancı yatırım (DYY) girinleri, portföy akışları ve bankacılk sektörü uzun vadeli dış borçlanması, açığı karşılamaya yönelik temel kaynaklar arasında yer alıyor. Paturkey'in aktardığı piyasa verilerine göre, 2026 başlarında yabancı portföy yatırımcılarının Türkiye devlet tahvillerine ilgisi belirli bir toparlanma gösterdi; ancak bu akışların kalıcliği faiz farkı ve risk algısına bağlı olmaya devam ediyor. TCMB rezervlerinin yeterli tamponu koruyup koruyamayacağı, ikinci çeyrek için piyasaların odaklandığı birincil soru olmaya sürüyor.
Turizm gelirlerinin yıl içindeki dağılımı, Türkiye'nin ödemeler dengesi dinamiğini anlamada kritik bir çerçeve sunuyor. Tarihi oranlar incelendiğinde, yıllık turizm gelirinin büyük çoğunluğunun Nisan-Ekim dönemine yoguylastigi ve bu sayede ikinci ile üçüncü çeyrek ödemeler dengesi tablolarınin cari açığı önemli ölçüde compress ettiği görülmektedir. Kültür ve Turizm Bakanı'nin Anadolu Ajansı'na (AA) bildirdiği 68 milyar dolar yıllık hedef eğer tutarsa, yıllık turizm fazlasının cari açık finansmanını tek başına karşılayamasa da açığı mevcut seviyelerin çok altına çekecek büyüklükte olduğu hesaplanabilir. 2025'te 65 milyar dolara ulasan turizm gelirinin bu yıl yüzde 4-5 artması bekleniyor.
Makro pozisyon iyi analiz eden kurumsal yatırımcılar ve hazine yöneticileri için Türkiye'nin cari denge tablosu birbirinden farklı sinyal veriyor. Birinci göstege: Enerji ithalat faturasının seyrini belirleyecek emtia fiyatları. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki kalıcı bir düşüş, yılın ikinci yarısında mal dengesi üzerindeki baskı azaltabilir. Ikinci gösterge: Yabancı turistin Türkiye'de harcadığı dolarık tutarın üzerine kurulu turizm geliri, Türk lirasındaki seyreden değer kaybı nedeniyle döviz bazlı cazibesini koruyabiliyor. Üçüncü göstege ise ihracat tarafında tekstil, makine ve otomotiv gibi sektörlerdeki büyüme hızı: Bu kalemlerin cari açığı telafi etme kapasitesi henüz tam oturmamis. Analistler, Haziran-Ağustos periodu turizm rezervasyonlarının gerçekleşme oranları ve enerjideki gelişmeler gerçekleştiğinde, yıl sonu cari açık tahminlerinin birkaç milyar dolar aşağıya revize edilebileceğini belirtmektedir.
■ MİZAN HABER