
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Türkiye'nin bor tekeli tartışmalardaki yerini korurken, feldspat ihracatinin yüzde 41'lik küresel pay ve trona rezervlerinin 900 milyon ton hacmi sessizce yeni bir stratejik denklem yaziyor. Piyasaların henüz tam fiyatlamadığı bu tablo, hem yatırımcı hem politika yapıcı için kritik sinyaller taşıyor.

Ankara'nın hammadde gündeminde bor her zaman manşet oldu. Dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70'ini barındıran Türkiye, bu tekeli onlarca yıldır hem bir ekonomik kalkan hem de diplomatik koz olarak kullandı. Ancak aynı jeolojik şemsiyenin altında, çok daha az konuşulan uc mineral sessizce önem kazanıyor: feldspat, trona ve zeolit. Bu uclu, küresel yeşil dönüşüm ve endüstriyel yeniden yapılanma sürecinde arz tarafında nadir görülen bir konumlama imkani sunuyor ve sahip olduğu pazar büyüklüğü, uzun vadede boru rakip kalabiliyor.
Türkiye, küresel feldspat ihracatinin yaklaşık yüzde 41'ini tek başına gerçekleştiriyor. Indexbox ve mcgroup.co.uk'un 2025 yılı piyasa raporları, 2024 üretiminin 11 milyon ton ile rekor düzeyde kaldığını ve Hindistan (5,8 milyon ton) ile İtalya'nın (4 milyon ton) çok önünde olduğunu ortaya koyuyor. Feldspat, porselen, seramik karo, cam ve elektronik substrat üretiminin vazgeçilmez girdisi; daha da önemlisi yüksek saflıktaki sınıf, elektrikli araç bataryaları için geliştirilen yeni nesil cam-seramik anot malzemelerinde kritik bir rol üstleniyor. Bu noktada Türkiye'nin arz konusu, salt bir hammadde ihracatı meselesi olmanın ötesine geçiyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin işletilebilir trona rezervi 900 milyon ton, soda kulu rezervi ise 669 milyon tondur. Dünyada bu hacimde ikinci ülke konumunda olan Türkiye, 2023 yılında soda kulu ihracatında 1,5 milyar dolar gelir elde etti. Trona, soda kulunun doğal ham maddesi; cam, deterjan, kağıt ve kimya endüstrisinin temel girdisi. Wyoming'deki ABD rezervleri onlarca yıldır küresel arzın büyük parçasını karşılıyor; ancak Türkiye, hem rezerv büyüklüğü hem de küçük bir sinir ötesi mesafesiyle Avrupa pazarlarına erişim avantajı açısından rakip bir güç olarak yukarılara tırmanmakta. Türkiye'nin bu alana 500 milyon dolar ek yatırım planladığı haberleri, enerji yatırımlarıyla paralel yürütülen bir stratejinin varlığına işaret ediyor.
Türkiye, küresel feldspat ihracatinin yaklaşık yüzde 41'ini tek başına gerçekleştiriyor; trona soda kulu ihracatında ise 2023'te 1,5 milyar dolar gelir elde edildi. Bu iki rakam, bor tartışmalarının gölgesinde kalan bir stratejik portföyün varlığını açıkça ortaya koyuyor.
Doğal zeolit pazarının 2024 itibariyle yıllık 18 milyon metrik ton hacme ulaştığı tahmin ediliyor. Klinoptilolitin bu pazarın yaklaşık yüzde 41'ini oluşturan en yaygın tur olduğu ve Türkiye'nin bu alanda önemli rezervlere sahip olduğu biliniyor. Zeolit; su arıtma, tarım (toprak iyileştirici), hayvan yemi katkı maddesi, nükleer atık yönetimi ve yeşil bina malzemeleri alanlarında giderek artan bir talep gorüyor. Rota Mining ve Esen gibi Türk şirketi ihracat kanallarında aktif, ancak sektör henüz kurumsal yatırım radarının merkezine girememis durumda. Buradaki asimetri, tam da piyasanın yanlış fiyatladığı veya küçümsediği alanlara odaklanan yatırımcılar için çekici bir sinyal.
ODI'nin 2025 başında yayımlanan analizine göre AB, kritik hammadde stratejisinde Türkiye'yi yeterince önceliklendirememekte ve bu ihmal küresel tedarik zincirinde Çin ağırlığını azaltma çabasını zayıflatiyor. Aynı tablonun diğer tarafında, ABD'nin Türkiye'yi kritik mineral tedarikatinde potansiyel ortak olarak tanımlamaya başladığı görülüyor. Mayıs 2024'te imzalanan ABD-Türkiye ortak bildirgesi, temiz enerji teknolojileri alanında stratejik ilişkilerin altyapısını dusuyor. Bu diplomatik çerçeve, yalnızca boru değerlemesini değil, feldspat ve trona gibi geç fiyatlanan madenleri de yeniden tartışmaya açabilir.
Türkiye'nin toplam mineral ihracatı Ocak-Eylül 2024 döneminde 4,42 milyar dolara ulaştı ve bir önceki yıla göre yüzde 3,9 arttı. Bu büyüme performansı makul görünse de yapısı sorun: Büyük bölüm hala ham veya düşük işlenmiş formda. Feldspatta beyaz mal seramik deterjanlarindan yüksek saflıklı elektronik sınıflara, tronada ham ihracattan soda kulu işlemine, zeolitte birçok ton roca ihracından ulaştırma sektörüne yönelik mikrogranule ürüne geçiş, katma değer çarpanını çok farklı noktalara taşır. Sektör analistlerinin isaretlettigi esas fırsatın da bu olduğu anlaşılmakta. Yukarı doğru entegrasyon, kişi başına ihracat gelirine doğrudan etki eder ve piyasa dalgalanmalarını kısmen yumuşatır.
Bor tekeli uzun süredir fiyatlanmış durumda. Eti Maden'in fırsatı halihazırda kamu portföyünde kilitle. Ancak feldspat, trona ve zeolit üretimini yapan veya bu zincire hizmet eden şirketler, henüz uluslararası emtia fonlarinin radar ekranına girmemis görünüyor. Orta vadede iki tetikleyici one çıkıyor: AB'nin kritik hammadde tüzüğünu (Critical Raw Materials Act) uygulamaya sokmasiyla oluşan arz cesimlendirme baskısı ve elektrikli araç ile yeşil bina sektörlerinin yüksek saflıklı mineral talebini artırması. Bu iki katalizör bir araya geldiğinde, Türkiye'nin mevcut birikim ve altyapısı, önümüzdeki birkaç yıl içinde piyasanın bugünkünden çok farklı fiyatlamasına zemin hazırlayor. Erken konumlanma ile bekleme maliyeti arasındaki denge, sektöre özgü talep projeksiyonlariyla dikkatli şekilde ölçülmeli.
■ MİZAN HABER