
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Avrupa'ya hizmet veren her yapay zeka ürünü artık şeffaflık yükümlülüğü taşıyor. Uyum, pazara giriş bileti haline geldiği için maliyeti isteğe bağlı olmaktan çıktı.

AB Yapay Zeka Yasası'nın şeffaflık hükümlerinin 2 Ağustos'ta yürürlüğe girmesi, yalnızca Avrupalı şirketleri ilgilendiren bir gelişme değil. Düzenlemenin kapsamı, ürün ya da hizmeti Avrupa pazarına sunan tüm sağlayıcıları içeriyor. Bu, Avrupa'ya yazılım ve yapay zeka tabanlı hizmet ihraç eden Türk şirketleri için doğrudan bir uyum yükümlülüğü anlamına geliyor.
Yükümlülük pratikte üç katmana ayrılıyor. Birincisi arayüz katmanı: kullanıcının bir yapay zeka sistemiyle etkileştiğini açıkça bildiren bildirim tasarımı. İkincisi içerik katmanı: üretilen metin, görsel, ses ve videonun makine tarafından okunabilir biçimde işaretlenmesi. Üçüncüsü belge katmanı: sistemin nasıl eğitildiğine, hangi verilerle beslendiğine ve hangi sınırlara sahip olduğuna dair teknik dokümantasyon.
Bu katmanlardan ilk ikisi mühendislik işi ve görece hızlı çözülebiliyor. Üçüncüsü ise organizasyonel: veri kaynaklarının izlenebilir kayda geçirilmesi, model sürümlerinin arşivlenmesi ve değerlendirme sonuçlarının saklanması gerekiyor. Küçük ekiplerde bu, ürün geliştirme hızını doğrudan etkileyen bir yük.
Uyumun asıl maliyeti kodda değil, kayıt disiplininde. Belgelenmemiş bir model, Avrupa'da satılamayan bir model demek.
Düzenlemenin genellikle gözden kaçan bir yan etkisi var: uyum maliyeti, ölçek ekonomisi yaratıyor. Büyük sağlayıcılar hukuk ve uyum ekipleriyle bu yükü dağıtabilirken, küçük girişimler için aynı yük oransal olarak çok daha ağır. Bu, Avrupa pazarında konsolidasyonu hızlandıran bir mekanizma.
Türkiye'de 64 şehirdeki 113 teknoparkta faaliyet gösteren 12 binden fazla teknoloji girişimi bulunuyor. Bu ekosistemin Avrupa'ya yönelik ihracat yapan bölümü için, uyumun erken tamamlanması bir maliyet kalemi olduğu kadar bir farklılaşma unsuru da olabilir. Ek III kapsamındaki yüksek riskli uygulamalar için tanınan 2 Aralık 2027 tarihi, işe alım ve kredi skorlaması alanında çalışan girişimlere hazırlık için makul bir pencere sunuyor.
■ MİZAN HABER