
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Moskova, Haziran 2026'da "Murmansk" adlı dokuzuncu Yasen-M sınıfı nükleer denizaltısının inşasına başladı. Hipersonik füze kapasitesiyle dikkat çeken bu hamle, Rusya'nın artan savunma harcamalarını ve bu harcamaların ekonomik maliyetini yeniden gündeme taşıyor.

Rusya, 17 Haziran 2026'da Kuzey Rusya'nın Severodvinsk kentindeki Sevmash tersanesinde yeni bir nükleer denizaltının omurgasını döktü. 'Murmansk' adı verilen bu denizaltı, Yasen-M programının dokuzuncu gemisi olurken aynı zamanda Rusya'nın yeni nesil Zirkon hipersonik füzelerini standart silah yükü olarak taşıyacak şekilde tasarlanacak ilk seriden bir platform olma özelliğini taşıyor. Askeri bir mihenk taşı gibi görünen bu gelişme, yatırımcılar ve iş dünyası için çok daha karmaşık bir tablonun yansımasıdır: Rusya'nın savunma ekonomisine yapısal kilitlenme riski.
Yasen-M sınıfı denizaltılar, yaklaşık 13.800 ton su altı deplasmanıyla Rusya'nın nükleer güdümlü çok amaçlı denizaltıları arasındaki en gelişmiş platform olarak kabul ediliyor. Söz konusu denizaltılar; daha yüksek otomasyon düzeyi, azaltılmış mürettebat kapasitesi ve Mach 9 hız değerlerine ulaşabilen, yaklaşık bin kilometre menzilli Zirkon hipersonik seyir füzeleri için genişletilmiş dikey fırlatma sistemleriyle öne çıkıyor. Sevmash, bugün itibarıyla Rusya'nın tek nükleer denizaltı üreticisi konumunda; Severodvinsk, Kazan, Novosibirsk, Krasnoyarsk ve Arkhangelsk olmak üzere beş Yasen sınıfı denizaltı şimdiye kadar Rus Donanması'na teslim edildi. Dört denizaltı ise hâlâ inşa aşamasında.
Murmansk'ın omurga töreni, Rusya'nın giderek yayılmakta olan savunma ekonomisinin taze bir göstergesidir. Reuters ve SIPRI'nin derlediği verilere göre Rusya, 2025 yılında savunmaya yaklaşık 186 milyar dolar harcadı; bu rakam, Ukrayna'nın toplam savunma bütçesinin dört katından fazlasına denk geliyor. Dahası, 2025 askeri harcamalarının petrol ve gaz gelirlerini tarihte ilk kez aşması, mali dengeleri yapısal biçimde bozmaktadır. Federal bütçenin yaklaşık yüzde otuz ikisini savunmaya ayıran Moskova, aynı dönemde stagnasyon (durgunluk), genişleyen bütçe açığı ve Batı yaptırımlarından kaynaklanan azalan gelirlerle boğuşuyor.
Rusya'nın 2025 savunma harcamaları petrol-gaz gelirlerini ilk kez geçti. Savunma sanayiinin toplam istihdam içindeki payı ise 2021'den bu yana yüzde dörtten fazla büyüdü.
Batılı yaptırımlar, Rusya savunma sanayiinin en hassas noktasına, hassas elektronik bileşenler, gelişmiş çelik alaşımları ve optik sistemler, doğrudan vurdu. Güvenilir kaynaklara göre, tüm tedarik zincirinin yaptırımlardan nasibini alması nedeniyle Sevmash'ın modernizasyonunun ne ölçüde etkin kalacağını öngörmek güçleşiyor. Rusya'nın bu açığı Çin menşeli bileşenlerle kapamaya çalıştığı raporlanmakla birlikte, denizaltı teknolojisi gibi yüksek hassasiyetli platformlarda ikame sürecinin ne denli sağlıklı işleyeceği tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Nitekim bir Murmansk merkezli deniz tasarım firmasının da güncel ABD yaptırım listesinde yer aldığı dikkat çekmektedir.
Murmansk'ın inşasının salt askeri bir anlam taşımadığını vurgulamak gerekir. Arktik Okyanusu'nda genişleyen enerji arama faaliyetleri, iklim değişikliğiyle birlikte açılan yeni ticaret koridorları ve hammadde rezervleri üzerindeki hâkimiyet yarışı, bölgeyi ekonomik açıdan da stratejik bir sahneye dönüştürüyor. Rusya'nın Arktik deniz gücünü, hem nükleer denizaltılar hem de Kuzey Deniz Yolu altyapısı aracılığıyla, pekiştirme hamlesi; Norveç, Kanada ve Danimarka gibi NATO üyeleriyle gelecekte kıyı sahası kaynaklarına erişimde ciddi bir gerilim potansiyeli barındırıyor. Bloomberg Intelligence analistlerine göre, Arktik'te olası bir erişim kısıtlaması küresel enerji lojistik maliyetlerini doğrudan etkileyebilir.
Rusya'nın savunma sanayii istihdamı 2021 ile 2026 arasında toplam işgücünün yaklaşık yüzde 3,9'undan yüzde 5,1'ine çıktı. Bu oran, sivil üretim kapasitesinin ve tüketici ekonomisinin daralması anlamına geliyor. Yüksek vasıflı mühendisler ve teknisyenler savunma sektöründe tutulduğunda, teknoloji transferi ve özel sektör Ar-Ge'si gibi ekonomik çoğaltıcı etkiler kaybolur. Uzun vadeli bir perspektiften bakıldığında, bu durum Rusya'nın sivil sanayi altyapısının ve ihracat rekabetçiliğinin erozyona uğraması anlamına geliyor; bu kez düşman değil, yapısal bir kısıt olarak.
Murmansk'ın omurga töreni, küresel savunma harcamalarındaki tırmanışın süreceğine işaret eden bir sinyal olarak okunabilir. NATO üyesi ülkelerde, özellikle Almanya, İsveç ve Polonya'da, savunma bütçelerindeki yapısal artışlar, savunma ve havacılık hisselerini son iki yılda belirgin biçimde öne çıkardı. Nikkei ve Financial Times'ın aktardığı verilere göre, savunma harcamalarına duyarlı Avrupalı şirketlerin hisseleri bu dönemde belirgin prim içeriyor. Öte yandan, Rusya ile ikincil ticaret veya enerji bağlantısı bulunan piyasalar için jeopolitik risk primleri yüksek seyretmeye devam edecek. Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya gibi coğrafyalarda faaliyet gösteren ihracatçılar ve lojistik şirketleri için Arktik gerilimi dolaylı ama izlenmesi gereken bir değişken olmayı sürdürüyor.
■ MİZAN HABER