Analiz

Deprem Bölgesinde Yavaşlayan Ritim: Konut Teslimatları Hedefe Kosarken Çimento ve Çelik Talebi Yapı Değiştiriyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden uc yıl geçtikten sonra yeniden yapılanmanın bilançosu netleşmeye basliyor. İnşaat temposu hala yüksek; ancak çimento ve inşaat demirindeki talep paterni artık deprem öncesiyle kıyaslanamaz ölçülere ulaştı.

Kerem Özdoğan· 5 dk okuma
Deprem Bölgesinde Yavaşlayan Ritim: Konut Teslimatları Hedefe Kosarken Çimento ve Çelik Talebi Yapı Değiştiriyor
Görsel: Genk18 (CC BY-SA 4.0) · Wikimedia Commons

6 Subat 2023'te Kahramanmaras'ta ardından gelen iki büyük sarsıntı, 280 bin binay iyikarim ya da ağır hasarla sahne dışına iterken yaklaşık 700 bin ek birimi de kullanılmaz hale getirdi. O günden bu yana başlayan yeniden yapılanma sureci, Türkiye'nin çimento ve inşaat demiri piyasalarında modern dönemde görülmemiş yapay bir talep sıkışıklığı yaratarak sektörel dengeleri kalıcı biçimde yeniden yazan bir dinamiğe dönüştü.

Teslimat Hızı: Rakamlar Ne Söylüyor

Çevre, Şehircilik ve Iklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamalarına göre deprem bölgesinde 155 binin üzerinde konut ve işyeri hak sahiplerine teslim edildi. 2025 yılı sonuna kadar 452 binden fazla bağımsız bölümün teslimatının tamamlanması planlanıyordu. Bu tempo, ilk etapta umut verici göründüğü kadar yoğun bir kaynak talebi de doğurdu. Ancak saha gercegi, teslimatların ne ölçüde hedefle örtüşebildigini sorgulatmaktadir: Uluslararası analizler, 680 binden fazla yikilmis ya da ağır hasarli konutun yalnızca üçte birinin yeniden inşaatının tamamlanabildigine işaret ediyor; bu oran, hükümetin başlangıçta çizilen zaman çizgisiyle kıyas yapıldığında ciddi bir geç kalmayı teyit ediyor.

Çimentin Doymayan Midesi

Türkçimento verilerine göre Türkiye çimento sektörü 2025 yılında ic satışlarda yüzde 9,7 artış kaydederek tarihi yüksek hacimlere ulaştı. 120 milyon ton kurulu kapasitesiyle 56 entegre ve 21 öğütme tesisini iseten sektörün bu seviyeye gelmesinde deprem bölgesindeki konut projelerinin yanında kentsel dönüşüm programlari da belirleyici oldu. Özel olarak dikkat çeken nokta su: 2025 yılında kamu ihalelerinde düşük klinkerli, daha yeşil çimento kullanımı zorunlu kılınmaya başlanması, uzun vadeli yatırım kalıbıni değiştiriyor. Bu durum, üreticileri alternatif bağlayıcı teknolojilerine yatırmaya iterken yeniden insaya dahil olan müteahhitleri de karma tasarımlarıni gözden geçirmeye zorluyor.

Türk çimento sektörü 2025'te 13,4 milyon ton ihracat gerçekleştirdi; deprem kökenli ic talebin ihracat payını daralttığı dönemde bile ABD, Suriye ve İtalya ana hedef pazarlar olarak kaldı.

İnşaat Demirinde Yapay Talep mi, Yapsal Dönüşüm mu

Çelik sektöründe tablo daha ilginç bir boyut kazanıyor. Çelik Üreticileri Birligi, deprem bölgesindeki konutların yeniden inşaatı için gereken yaklaşık 4 milyon ton inşaat demirinin Türk sektörünün mevcut kapasitesiyle durt ay içerisinde karşılanabilecegini ifade etmişti. Nitekim Türkiye 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle yüzde 3,3 büyüme kaydetti ve dünyada yedinci, Avrupa'da birinci konumunu sürdürüyor. KPMG Türkiye'nin sektörel bakis raporuna göre inşaat demiri talebindeki güçlü ivme, kısa vadede oldukca sağlam gozukuyor; ancak analitikler 2027-2028'den itibaren bu anormal talebin normalleşmeye başlamasıyla birlikte bir kapasite fazlası riskinin gündeme girebileceğine dikkat çekiyor.

Yatırımcı İçin Sinyal: Kalıcı mi, Geçici mi

Mordor Intelligence'ın en güncel piyasa analizine göre Türkiye inşaat sektörü 2026 itibaariyla 183 milyar dolar büyüklüğüyle değerlenirken 2031'e kadar yüzde 5,45 bileşik büyümeyle 238 milyar dolara ulaşma yolunda ilerliyor. Deprem kaynaklı talep bu büyümenin önemli bir parçasını oluştursa da sürdürdürulebilir ivme için kentsel dönüşüm, yeni deprem yönetmeliği uyumluluğu ve enerji verimliliği programlari devreye giriyor. Dünya Bankası'nın finanse ettiği yeşil renovasyon fonlari ise projenin yaprak dönüşümüne hızlandırılmış bir katman ekleme görevini üstleniyor. Bu çerçevede basit bir talep patlamasının ötesine geçecek olan yatırımcı, yeşil çimento teknolojisi, yüksek dayanım çelik üretimi ve depreme dayanıklı modüler yapı sistemleri gibi uc temel tematik alana odaklanmak durumunda.

Bölgesel Büyüme Potansiyeli

Merkezi yönetim bütçesinin 2025 yılında deprem bölgesinin iyileştirilmesine ayırdığı 584 milyar liralık ödeneğe ek olarak 2023-2024 dönemindeki 2,6 trilyon liralık kamu harcaması, bölge ekonomisine doğrudan taşınımaz ve alt yapı yatirimi olarak geri dönüyor. Bu miktar, yalnızca konut inşaatı değil, ulas im, okullar ve sağlık tesisleriyle birlikte ticari gayrimenkul projelerini de kapsıyor. Sonuç olarak Kahramanmaraş, Hatay ve çevre iller, deprem öncesiyle kıyaslandığında çok daha yüksek bir yapılı çevre yoğunluğuyla sekilleniyor; bu dönüşüm beraberinde hem fiyat dinamiğini hem de bölgesel talep profili ni köklünden değiştiriyor.

Risk Tablosu: Gecikmeler ve Fiyat Baskısı

Tablonun olumlu boyutuna karşın birden fazla risk katmanı gözden kacmamali. İnşaat maliyet endeksi, 2024 ortasında yüzde 66'yi asan yıllık artışla rekor kırdı; bu enflasyon baskısı, hem üreticilerin kar marjini hem de teslim soruşturmalarını doğrudan etkiliyor. DWF Group'un piyasa notuna göre 600 binden fazla kişinin hala prefabrik metal konteynerlerde yaşadığı gercegi, inşaat hızının henüz sosyal ihtiyaca yetişemedigini gösteriyor. Özellikle tedarik zincirindeki hammadde kapasite planlama hatası, bölgesel tedarikçi ilişkilerinin yeterince çeşitlendirilmemesi ve nitelikli iş gücü dar boğazı, mevcut teslimat gecikmelerinin ardınaki başlıca yapısal etkenler olarak one çıkıyor.

Kaynaklar: TurkCimento, Aylik Ekonomik Rapor Eylul 2025, turkcimento.org.tr · Cevre Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi, Deprem Bolgesinde Teslim Edilen Konut Aciklamasi, csb.gov.tr · KPMG Turkiye, Celik Sektorel Bakis 2025, kpmg.com/tr · Mordor Intelligence, Turkey Construction Market Size and Share Analysis 2026-2031, mordorintelligence.com

■ MİZAN HABER