
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Aralık 2025'te yürürlüğe giren ETGB limit revizyonu ve Tek Pencere Sistemi'ndeki altyapı güncellemeleri, Türkiye'nin 8 milyar dolarlık e-ihracat hedefine giden yolda KOBİ'ler için yapısal bir dönüşüm başlattı.

Türkiye'nin e-ihracat altyapısında sessiz sedasız ilerleyen bir dönüşüm, 2026'nın ilk yarısında somut rakamlarla kendini ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığı'nın 4 Aralık 2025 tarihli düzenlemesiyle mikro ihracat gönderilerindeki üst sınır ikiye katlanırken, Tek Pencere Sistemi'nin (TPS) kurumlar arası veri entegrasyonu genişletildi. İki adımın bir arada değerlendirilmesi, onlarca yıldır ihracatta aracı kapı arayan KOBİ kuşağına doğrudan, düşük maliyetli ve bürokratik yükü asgari düzeyde tutulmuş bir kanal açıyor.
Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi (ETGB) çerçevesindeki mikro ihracat; gümrük müşaviri zorunluluğu olmadan, kargo şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen basitleştirilmiş bir dış satım modelidir. Aralık 2025 öncesinde geçerli olan 15.000 avro ve 300 kilogram sınırı, ilk kez bu ölçeğe yönelen girişimciler için işlevsel olmakla birlikte yeterince derin değildi: Otomotiv yedek parça, küçük mobilya veya toptan benzeri tekstil siparişleri sıklıkla sınırın dışına taşıyor, işletmeleri tam gümrük müşavirliği prosedürüne yönlendiriyordu. Sınırın 30.000 avro ve 600 kilograma yükseltilmesiyle bu darboğaz önemli ölçüde genişledi. Bir girişimcinin yıl içinde yapabileceği gönderi adedi üst sınıra bağlı olmadığından, kapasite artışı kümülatif olarak çok daha büyük bir hacme karşılık geliyor.
ETGB kapsamındaki her gönderi, tam ihracat statüsü taşıdığından katma değer vergisinden muaf tutuluyor. Bu yapı, daha önce yalnızca büyük ihracatçıların etkin biçimde kullandığı KDV iadesi mekanizmasını küçük ölçekli ihracatçılara da açıyor. 30.000 avroluk tek bir ETGB gönderisinde, yüzde yirmi oranındaki KDV baz alındığında, işletmenin iade hakkı kazandığı tutar yaklaşık 180.000 liraya ulaşabiliyor. Mal maliyetine ve döviz kuruna göre bu rakam değişse de nakit akışı üzerindeki kaldıraç etkisi, özellikle büyüme aşamasındaki KOBİ'ler için göz ardı edilemeyecek bir finansman bileşeni oluşturuyor.
E-ihracat geliri 2025'te 6 milyar dolara ulaştı. Ticaret Bakanlığı'nın 2026 hedefi 8 milyar dolar. ETGB reformu bu açığı kapatmanın en hızlı yolu olarak öne çıkıyor.
Mikro ihracat limitindeki revizyonun tek başına yeterli olmadığı noktada Tek Pencere Sistemi devreye giriyor. TPS, Ticaret Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Genel Müdürlükleri ile ihracatçı birliklerini tek bir elektronik platforma bağlayan bir veri ağı işlevi görüyor. İhracatçı birliklerinin kayıt onay süreçleri halihazırda TPS kimlik numarasına entegre edilmiş durumda. Yeni düzenlemelerle ihracatçı sicil belgesi geçerlilik süresi üç yıla uzatılırken, gözetim belgesi başvurularının sistem üzerinden yönetilmesi standart hale geldi. Bu adımlar, tek başına değerlendirildiğinde bürokratik ince ayar gibi görünebilir. Ancak bir araya geldiklerinde ortak bir mimariyi ortaya koyuyor: Sıfır temaslı, belge yükü minimuma indirilmiş, platformlar arası veri akışıyla yönetilen bir ihracat altyapısı.
Türkiye'nin e-ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 52 büyüyerek 4,57 trilyon liraya ulaştı. Sınır ötesi e-ticaretin toplam içindeki payı ise yüzde 8,7 ile doygunluktan uzak seyrediyor. Bu oran, Güney Kore veya Polonya gibi benzer ekonomilerle kıyaslandığında kayda değer bir mesafeye işaret ediyor. Mevcut reforma en hızlı tepkiyi verecek sektörler arasında şunlar sayılabilir: Ev tekstili ve dekorasyon (yüksek hacimli gönderi kısıtının kalktığı alanlar), otomotiv yedek parça (ortalama gönderi değeri yeni eşiğe yakın seyredebilen segmentler), butik giyim ve aksesuar markaları ile küçük ölçekli endüstriyel ekipman ihracatçıları. Mercanworks ve Exportora gibi lojistik danışmanlık platformlarının verilerine göre bu segmentlerdeki çok sayıda küçük ihracatçı, gönderilerini eski sınır nedeniyle ya bölüyor ya da normal ihracat kanalına taşımak zorunda kalıyordu.
Reformun sağladığı kolaylık gerçek olmakla birlikte, tablonun tamamını okumak için bazı kısıtlamaların da göz önünde tutulması gerekiyor. Her şeyden önce, ETGB modeli kargo şirketinin dolaylı temsil kapasitesine dayanıyor. Bu durum, küresel lojistik ağlara doğrudan erişimi olmayan küçük operatörler için operasyonel bir bağımlılık yaratıyor. Öte yandan, ithalatta aynı dönemde uygulanan düşük değerli gümrük muafiyetinin kaldırılması ve gözetim uygulamalarının genişletilmesi, dış ticaret mevzuatının tek yönlü bir liberalleşme sürecinde olmadığını hatırlatıyor. İhracatçı birliği entegrasyonunun TPS'ye tamamıyla taşınması da henüz tüm sektörleri kapsayan bir standart haline gelmemiş durumda. Son olarak, döviz kuru oynaklığı ETGB limitlerinin avro cinsinden belirlenmesi nedeniyle lira bazındaki rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
634.000'in üzerinde e-ticaret faaliyeti gösteren işletmenin kayıtlı olduğu bir pazarda, bu işletmelerin yüzde 75'inin şahıs şirketi statüsünde bulunması dikkate değer bir veri. Söz konusu işletmelerin önemli bir kısmı, altyapı gideri veya uzmanlık eksikliği nedeniyle e-ihracatı erteliyor. ETGB limitinin yükseltilmesi ve TPS altyapısının konsolidasyonu, bu kitlenin ihracata katılım eşiğini düşüren en somut politika adımları arasında yer alıyor. Kaspi.kz'in Hepsiburada'ya 4,17 milyar liralık ek sermaye aktarımı gibi stratejik yatırımlar da platformların KOBİ araçlarını derinleştirme yönündeki beklentiyle hareket ettiğine işaret ediyor. Orta vadeli tabloya bakan bir yatırımcı için bu tablo şu soruyu gündeme taşıyor: E-ihracat enablement zincirinin hangi halkası, ölçekleme boşluğundan en erken ve en verimli biçimde yararlanacak?
■ MİZAN HABER