
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Fed'in Temmuz kararı sonrası vadeli piyasalar Eylül ve Aralık için birer 25 baz puanlık artırım fiyatlamaya başladı. Gelişmekte olan piyasalar için denklem yeniden kuruldu.

Fed'in 29 Temmuz'da politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutmasının ardından vadeli işlem piyasalarındaki fiyatlama belirgin biçimde değişti. Piyasa artık Eylül ve Aralık toplantılarında birer 25 baz puanlık artırım, ardından 2027 boyunca sabit bir patika fiyatlıyor. Yılın ilk yarısındaki indirim beklentisi tamamen tersine döndü.
Fiyatlama değişiminin arkasında iki unsur var. Birincisi enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürmesi ve üç bölgesel Fed başkanının, Hammack, Kashkari ve Logan'ın bu gerekçeyle muhalefet şerhi düşmesi. İkincisi Ortadoğu kaynaklı enerji şokunun manşet enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskısı.
Karar metninde ekonomik faaliyetin, yüksek belirsizliğe rağmen sağlam bir hızda genişlediğinin belirtilmesi de bu okumayı destekliyor. Büyüme tarafında acil bir kırılganlık görülmediği sürece, Fed'in enflasyonla mücadeleyi öne alma alanı korunuyor.
Yılın başında indirim bekleniyordu, Temmuz sonunda artırım fiyatlanıyor. Aradaki mesafe, jeopolitik riskin faiz karşılığı.
Dolar faizinin uzun süre yüksek kalması, Türkiye açısından iki zıt etki üretiyor. Olumlu tarafta, küresel likidite koşullarının sıkı kalması Merkez Bankası'nın yüzde 37'lik faizini görece daha az agresif hale getiriyor ve TL varlıkların faiz farkı cazibesi korunuyor. Olumsuz tarafta, küresel risk iştahındaki daralma gelişmekte olan piyasalara yönelen sermaye akımını genel olarak sınırlıyor.
Borsa İstanbul'un Temmuz'u yüzde 4,70 kayıpla 13.458 puandan kapatması, bu ikinci etkinin hisse tarafında hissedildiğini gösteriyor. Buna karşılık Dolar/TL'nin 47,52 seviyesinde dar bantta kalması, faiz farkının döviz tarafında hâlâ koruyucu işlev gördüğüne işaret ediyor.
Kurumsal borçlanma planlaması açısından çıkarım net: yabancı para cinsi borçlanmada maliyetin yakın vadede düşmesini beklemek gerçekçi değil. Refinansman takvimi olan şirketlerin, maliyeti bugünün koşullarıyla sabitlemesi savunulabilir bir tercih. Bu yazı yatırım tavsiyesi değildir.
■ MİZAN HABER