
Sözleşmelerin Gerçek Referansı: On İki Aylık Ortalama Yüzde 31,90
Kira ve tedarik sözleşmelerinin çoğu manşet enflasyona değil on iki aylık ortalamaya endeksli. Temmuz'da yüzde 31,90'a çıkan bu gösterge, yıl sonu maliyet planlamasının asıl girdisi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tercihli ticaret çerçevesinin genişletilmesi ve Alat Serbest Ekonomi Bölgesi'nin çekici teşvik rejimi, ihracata odaklı Türk üreticiler için doğrudan maliyet avantajına dönüşmeye başlıyor.

İki ülke arasındaki ekonomik entegrasyon çoğunlukla enerji koridoru ve siyasi dayanışma başlıkları altında ele alınır. Oysa Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkinin vergi ve gümrük boyutu, hem tekstil hem de makine imalatçıları için giderek daha somut bir rekabet avantajı üretmeye başlamaktadır. 1 Temmuz 2024'te yürürlüğe giren ek protokolle genişletilen Tercihli Ticaret Anlaşması ve Alat Serbest Ekonomi Bölgesi'nin on yıla uzanan muafiyet paketi, bu avantajın çerçevesini çizen iki temel eksen olarak öne çıkıyor.
Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA), Şubat 2020'de Bakü'de imzalanmış ve Mart 2021'de yürürlüğe girmiştir. Başlangıçta ağırlıklı olarak tarım ve gıda ürünlerini kapsayan anlaşma, Nisan 2023'te imzalanan ek protokol ve ardından 1 Mart 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan onay kararıyla sanayi mallarını da kucaklayan bir yapıya kavuştu. Her iki ülke de bugün itibarıyla toplam 30'ar ürün grubunda sıfır ya da indirimli gümrük vergisi uygulamaktadır. Kapsam genişledikçe tekstil hammaddeleri, ambalaj makineleri ve motorlu araç aksam parçaları gibi sanayi girdileri de anlaşmanın yarattığı fiyat avantajından yararlanmaya başladı. KPMG Vergi'nin kamuoyuyla paylaştığı değerlendirmeye göre ek protokol, ticaret hacmini artırmak için tasarlanmış yapısal bir adım niteliği taşımaktadır.
Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı'na bitişik konumdaki Alat Serbest Ekonomi Bölgesi (AFEZ), kaydedilen yatırımcılara on yıl süreyle kâr vergisi, mülk vergisi ve arazi vergisinden tam muafiyet sunmaktadır. Bunun yanı sıra ithal makine ve teçhizat üzerindeki KDV ile gümrük vergileri de bu süre zarfında sıfırlanmaktadır. Üç ayrı üretim bölgesine yayılan 850 hektarlık alanda hafif imalattan ağır sanayiye uzanan bir yelpaze için öngörülmüş alanlar mevcuttur. Azerbaycan hükümetinin açıklamalarına göre bölge sakinlerinin üretimlerinin en az yüzde 75'ini Azerbaycan dışına ihraç etmesi zorunludur; bu kural, AFEZ'i bir iç pazar aracı olmaktan çıkarıp doğrudan ihracat üssüne dönüştürmektedir. Özellikle Orta Asya'ya ve Körfez ülkelerine erişim için Hazar denizinin sunduğu lojistik güzergah, bu ihracat zorunluluğunu coğrafi bir avantaja çevirmektedir.
AFEZ'deki on yıllık vergi paketi ile Türkiye-Azerbaycan TTA'sının gümrük indirimleri bir araya geldiğinde, tekstil ve makine sanayii için gerçek bir maliyet zinciri kırılım noktası oluşuyor.
Türk tekstil ihracatçıları bu denklemi iki aşamalı yorumlamaktadır. Birinci aşamada, TTA kapsamına giren iplik ve kumaş girdilerinin Azerbaycan'dan Türkiye'ye girişindeki gümrük yükü azalmaktadır. İkinci ve daha stratejik aşamada ise Türk firmaların AFEZ'e üretim tesisi kurarak hem Azerbaycan'ın Orta Asya ve Kafkasya pazarlarına gümrüksüz erişiminden yararlanması hem de Türkiye'nin anlaşmalı olduğu ülkelerle menşe kurallarını yönetmesi söz konusudur. Anadolu Ajansı'nın haberlerine yansıyan bir örnekte, Türk savunma tekstil şirketi Akıncılar Taktik Tekstil'in Azerbaycan Savunma Sanayii Bakanlığı ile ortak üretim tesisi ve test laboratuvarı kurmak üzere protokol imzaladığı görülmektedir. Bu model, savunma dışı tekstil segmenti için de bir şablon işlevi görmektedir.
Makine ve ekipman ihracatçıları için tablo farklı bir açıdan değerlendirilmektedir. TTA'yı tadil eden ek protokol, çamaşır makineleri, ambalaj makineleri ve bazı elektronik cihazlar gibi kategorilerde Azerbaycan'ın Türkiye kaynaklı ürünlere uyguladığı gümrük oranlarını basamaklı biçimde düşürmektedir. Daha önemlisi, AFEZ'deki yatırımcıların ithal makine ve ekipman üzerindeki gümrük ve KDV muafiyetinden faydalanması, Türkiye'den ihraç edilecek üretim hatlarının ve komponentlerin bölgeye çekilmesini kolaylaştırmaktadır. Bu sayede Türk makine üreticisi hem doğrudan satışta bir alıcı bulurken hem de alıcısının AFEZ'deki muafiyet koşullarından yararlanmasına zemin hazırlamaktadır. Kocaeli Ticaret Odası'nın düzenlediği Azerbaycan zirvelerinde bu potansiyel, açıkça gündeme getirilmekte ve ikili görüşmelerde somut yatırım fırsatı olarak sunulmaktadır.
Azerbaycan'ın yatırım teşvik mimarisi yalnızca Alat'tan ibaret değildir. Karabağ bölgesinde faaliyet gösterecek yatırımcılar için pek çok vergi yükümlülüğü 2033 yılına kadar sıfırlanmıştır. Nahçıvan'da ise üretim ve araştırma-geliştirme yatırımlarına yönelik muafiyetler 2036'ya kadar uzanmaktadır. Organize sanayi bölgelerinde kurumlar vergisi, mülk vergisi ve arazi vergisinin yanı sıra ithal makine ve ekipmanlarda KDV ile gümrük vergisi muafiyeti on yıla kadar uygulanabilmektedir. Türk yatırımcı için bu tablo, tek bir lokasyon kararından çok bütünsel bir vergi optimizasyonu haritası anlamına gelmektedir.
Mevcut tablo cazip görünmekle birlikte, yatırım kararı vermeden önce göz önünde bulundurulması gereken bazı yapısal kısıtlar mevcuttur. Azerbaycan'ın 2025 yılı ikili ticaret hacmi, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 6,7 gerileyerek 5,7 milyar dolar civarında seyretmiştir; bu da konjonktürel dalgalanmanın etkisini hatırlatmaktadır. AFEZ'deki yüzde 75 ihracat zorunluluğu, iç pazar odaklı şirketler için doğal bir elenme kriteri oluşturmaktadır. Ayrıca TTA kapsamındaki tarife indirimlerinin bir bölümünün yıllık kota sınırları içinde geçerli olduğu unutulmamalıdır. Bununla birlikte, 280 milyonluk nüfusa erişim imkânı sunan Azerbaycan merkezli ağ ve çevre ülkelerle aktif serbest ticaret anlaşmaları, bu risklerin üzerinde bir stratejik cazibe yaratmaya devam etmektedir. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin Şubat 2026'da Bakü'de düzenlediği genel ticaret heyeti, sektör oyuncularının bu fırsatı somutlaştırma isteğinin güncel bir yansımasıdır.
■ MİZAN HABER