
Savunma ve Havacılık İhracatı Temmuz'da 1,12 Milyar Dolar
Sektör ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 arttı. Ocak-Temmuz döneminde 5 milyar 787 milyon dolara ulaşan ihracat, 8 milyar dolarlık yıl sonu hedefine yaklaşıyor.
Inditex'in global envanter disiplini Türkiye pazarını da sekillendiriyor. Zara, koleksiyon sayısını kısaltıp SKU havuzunu yüzde on bes daraltarak tam fiyatlı satışı one çıkartiyor.

Inditex'in amiral gemisi markası Zara, Türkiye pazarindaki ürün gamını ciddi ölçüde daraltma kararını uygulamaya koydu. Sektörden edinilen bilgilere göre şirket, yerel mağazalarda sunulan SKU (stok tutma birimi) sayısını yüzde on bes oranında azaltirken koleksiyon geçiş sürelerini de kısalttı. Hamle, grubun 2025 mali yılında küresel ölçekte hayata geçirdiği envanter optimizasyon programının bir parçası; ancak Türkiye için anlami çok boyutlu.
Inditex, 1 Subat 2025 ile 31 Ocak 2026 arasıni kapsayan 2025 mali yilini rekor rakamlarla kapattı. Grup satışları sabit dövizde yüzde yedi büyürken euro bazında yüzde 3,2 artarak 39,9 milyar euroya ulaştı. Net kar yüzde altı yükselerek 6,2 milyar euroya çıktı; brüt marj 58,3 düzeyinde seyretti. Büyüme kadar dikkat çekici olan bir başka gösterge, 31 Ocak 2026 itibarılyla toplam stokların bir yıl önce kıyasla yüzde iki gerilemiis olması. Bu, satış hacminin üstünde bir envanter siskinligi yaşayan pek çok rakibin aksine Inditex'in tam fiyatlı satışı on plana çıkaran bir disiplin çerçevesinde büyüdüğünü gösteriyor.
Perakende analizinde SKU sayisi, hem yönetim karmaşıklığınin hem de israf potansiyelinin göstergesidir. Zara'nin Türkiye'de uyguladığı yüzde on beşlik azaltma, rafın daraldığı anlamına gelmiyor; aksine her ürünün mağazada geçireceği ömür uzuyor ve talep çarpanı daha yüksek kalemlere alan açılıyor. Şirket, 100.000'i asin mağazasında yüzde yüz gerçek zamanlı takip sağlamak için RFID altyapısını kullanıyor; yapay zeka destekli talep tahminleri de ilk üretim atamalarinin büyük çoğunluğunu yürütüyor. Bu veri akışı, hangi SKU'nun devam edeceğini ve hangisinin raftan kalkacagini çok daha hassas biçimde belirliyor.
Az ürün, doğru ürün: Zara'nin envanter felsefesi artık koleksiyon gislisini de belirliyor. Kısalan sezon döngüsü, indirim ihtiyacını azaltıyor; bu doğrudan marja yansır.
Türkiye, Inditex için yalnızca bir satış pazarı değil; aynı zamanda bir tedarik merkezi. İspanya, Portekiz ve Fas ile birlikte Türkiye, grubun yakınlık üretim modelinin temel daynaklarindan birini oluşturuyor. Bu çift rol, SKU düzenlemenin yerel piyasa için ne anlam taşıdığı konusunda önemli bir nuan ortaya çıkarıyor. Döviz oynakligi ve enflasyonla şekillenen tüketici davranışı, talebin esnek olmayan, süre ve fiyata duyarlı bir yapıya bürünmesine yol açtı. Bu ortamda geniş bir SKU sepeti yönetmek, hem lojistik hem de fiyatlama açısından ciddi maliyet yüküyor. Azaltılmış koleksiyon havuzu, indirimsiz satışı kolaylaştırıyor; bu da marjı koruyan bir tercih.
Zara, sektörde bir benzeri olmayan tasarımdan rafa 15-21 günlük bir üretim hızına sahip. Klasik hızlı moda modeline göre bile bu aşırı kısa; ancak şirket bu döngüyü artık daha az SKU üzerinden daha sık kullanıyor. Koleksiyon geçiş ritmleri hızlanırken her parti küçülüyor ve rafomru kısalıyor. Bunun sonucu, tükenen ürünün yenisiyle doldurulmasinin daha sürdürülebilir bir formata evrilmesi. Marka yarattığı kırıllik (scarcity) algısından vazgeçmiyor; tam tersine bunu daha az ürün, daha yüksek ciriklik oranı politikasıyla pekiştiriyor.
Inditex hisseleri, 2025 mali yıl sonuçlarının açıklanmasının ardından olumlu tepki gördü; brüt marjın istikrarı ve net kasa pozisyonunun 11 milyar euroya ulasması analistler tarafından vurgulandı. SKU disiplini ve koleksiyon kısalması, bu hikayenin işletme düzeyi ayağını oluşturuyor. Tam fiyatlı satışlar yükseldikçe hem brüt marj hem de stok devir hızı iyileşiyor; bu iki metrik, perakende şirketlerinin değerlemesinde temel çarpanlar üzerinde doğrudan etkiye sahip. Türkiye'deki uygulama, benzer eğilimlerin diğer büyüme pazarlarında da hayata geçirildiği varsayılırsa, grubun küresel operasyonel kaldıraç hikayesinin somut bir parçasını teşkil ediyor.
Zara'nin Türkiye'deki adımının sektöre yansıması iki açıdan okunabilir. Birincisi, küresel bir tedarik ve talep zinciri oyuncusunun yerel pazar rasyonalizasyonunu nasıl yürüttüğünun somut bir örneği olarak; bu, diğer uluslararası perakendeciler için de model teşkil edebilir. Ikincisi, yerli tekstil ve perakende sirkletleri açısından bir rekabet baskısı sinyali olarak. Rakip maerkalr rafta daha çok ürün tutarak varlık göstermeye çalışırken Zara azalarak disiplin gösteriyor. Hangisinin uzun vadede doğru olduğunu marj verileri zaten söylemeye basliyor.
■ MİZAN HABER