
Savunma ve Havacılık İhracatı Temmuz'da 1,12 Milyar Dolar
Sektör ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 arttı. Ocak-Temmuz döneminde 5 milyar 787 milyon dolara ulaşan ihracat, 8 milyar dolarlık yıl sonu hedefine yaklaşıyor.
Türkiye Petrolleri, Shell ile Bulgaristan açıklarında keşif ortaklığı kurdu; aynı ittifak, Sakarya gazının getirilerini değerlendirmek için yapılandırılacak ortak yatırım modeline zemin hazırlıyor.

Türkiye Petrolleri (TPAO), Şubat 2026'da Shell ile imzaladığı arama ortaklığını bir adım öteye taşımak için teknik düzeyde görüşmeler yürütüyor. İstanbul'da gerçekleştirilen anlaşmanın kapsamı yalnızca Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesindeki Khan Tervel bloğunu aramakla sınırlı değil; iki şirket, TPAO'nun Karadeniz'deki en büyük varlığı olan Sakarya sahası gazından elde edilecek gelirleri birlikte değerlendirmek amacıyla bir ortak girişim (joint venture) çerçevesi üzerinde de çalışıyor. Enerji sektörü kaynaklarından derlenen bilgilere göre görüşmeler henüz teknik aşamada; bağlayıcı bir anlaşmaya yönelik takvim netleşmemiş durumda.
İki şirket arasındaki ilişkiyi somutlaştıran ilk adım, Şubat ayı ortasında İstanbul'da imzalanan arama lisansı sözleşmesiydi. TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Shell Kıdemli Başkan Yardımcısı Eugene Okpere'nin imzaladığı belgeyle TPAO, Shell operatörlüğündeki Blok 1-26 Khan Tervel lisansına ortak oldu. Yaklaşık 3.800 kilometrekare büyüklüğündeki bu blok, Türkiye'nin Sakarya sahasına coğrafi olarak son derece yakın konumda bulunuyor. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre ilk aşamada 3D sismik çalışmalar yürütülecek; bulgulara bağlı olarak bir sonraki aşamada arama kuyusu açılması değerlendirilecek. Lisans süresi beş yıl olarak belirlendi.
Karadeniz'deki ortak girişim görüşmelerinin arka planını anlayabilmek için Sakarya sahasının finansal ölçeğini kavramak gerekiyor. Kanıtlanmış rezervlerin 405 milyar metreküpü (milyar m3) aşkın olduğu açıklanan sahada günlük üretim Nisan 2025 itibarıyla yaklaşık 9,5 milyon metreküpe ulaşmıştı. Offshore Technology verilerine göre Faz 2 tamamlandığında yıllık üretim kapasitesi 3,5 milyar m3'ten 14 milyar m3'e çıkacak. Faz 3 hedefi ise günlük 40 milyon metreküp ile 2028 sonunu işaret ediyor. Toplam yatırım büyüklüğünün 10 milyar doları aşması beklenen bu tablo, gelirlerin nasıl yapılandırılacağını bir o kadar stratejik hale getiriyor.
Sakarya'da Faz 2 devreye girdiğinde yıllık üretimin 14 milyar metreküpe ulaşması hedefleniyor. Bu ölçekteki bir nakit akışını nasıl yönettiğiniz, sahayı bulmak kadar önemli bir karar.
TPAO, son aylarda ExxonMobil, Chevron ve BP ile ayrı ayrı uluslararası işbirliği anlaşmaları imzaladı. Bu tablo, devlet şirketinin yalnızca birer lisans ortaklığı değil, sermaye, teknoloji ve piyasa erişimi sağlayacak yapılar arayışında olduğunu gösteriyor. Shell bu bağlamda farklı bir ağırlık taşıyor: Şirketin LNG ticaretindeki küresel konumu ve Karadeniz havzasındaki teknik birikimi, olası bir ortak girişimi doğrudan gelir yönetimi boyutuna da taşıyabilir. Ceenergynews gibi sektör yayınları, iki şirket arasındaki ilişkiyi yalnızca arama ortaklığı olarak değil, daha kapsamlı bir stratejik çerçevenin başlangıcı olarak yorumluyor.
Görüşmelerin hâlâ teknik düzeyde seyretmesi, belirsizlikleri de beraberinde getiriyor. Khan Tervel bloğunda sismik veriler henüz toplanmadığından rezerv miktarı ve ticari çıkarılabilirlik bilinmiyor. Öte yandan Sakarya sahasında üretim artıkça devlet gelirlerinin dağılımı, ihracat kanalları ve fiyatlandırma mekanizmaları daha belirleyici hale gelecek. Herhangi bir JV yapısında Shell'in getireceği ticaret ağı ve sermaye TPAO için kritik avantaj sağlarken, Türkiye tarafı için egemenlik ve karar alma hızı konularındaki denge hassasiyetini koruyacak. OMV Petrom'un Khan Tervel lisansına üçüncü ortak olarak katılması ise projeye bölgesel bir çok taraflı boyut kazandırdı. Offshore Energy'nin haberine göre bu genişleme, lisansın keşif kapasitesini güçlendirmesi açısından olumlu karşılandı.
TPAO'nun kısa sürede dört büyük uluslararası enerji şirketiyle anlaşmaya varması, tek başına tesadüfi bir faaliyet olarak okunamaz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın imza törenine bizzat katılması, bu ortaklıkların devlet düzeyinde öncelik taşıdığını ortaya koyuyor. Eurasiareview'ün analizine göre Karadeniz gazı artık yalnızca enerji güvenliğinin bir aracı değil; Türkiye'nin bölgesel konumunu güçlendirmek için kullandığı bir müzakere kozu haline geliyor. Bu çerçevede Shell ile yürütülen ortak girişim görüşmelerinin nihai şekli, 2026 sonunda ya da 2027 başında netleşmesi beklenen daha kapsamlı bir enerji ortaklığı takviminin parçası olarak izlenmeye değer.
■ MİZAN HABER