Şirketler

Nissan'ın Elektrik Hamlesinde Geri Adım: Qashqai EV Dosyası Rafa Kalktı

Japonya'nın ikinci büyük otomobil üreticisi, Avrupa'nın en çok satan modeli için planladığı tam elektrikli versiyondan vazgeçti. Maliyet baskısı, zayıflayan talep ve Renault ittifakındaki dönüşüm Nissan'ı köklü bir strateji revizyonuna zorluyor.

Merve Şenyurt· 5 dk okuma
Nissan'ın Elektrik Hamlesinde Geri Adım: Qashqai EV Dosyası Rafa Kalktı
Görsel: Alexander Migl (CC BY-SA 4.0) · Wikimedia Commons

Nissan, Avrupa satışlarının yaklaşık yüzde kırkbeşini tek başına taşıyan Qashqai modelinin tam elektrikli versiyonuna ilişkin geliştirme çalışmalarını askıya aldı. Reuters'ın altı ayrı kaynağa dayanarak aktardığı habere göre karar, sessiz sedasız alındı; şirket yönetimi resmi bir açıklama yapmaktan kaçındı. Ne var ki bu adım yalnızca tek bir modelin geleceğini değil, Nissan'ın Avrupa elektrikli araç stratejisinin tamamını yeniden sorgulatıyor.

Rakamların Ağırlığı

Qashqai, 2025 yılında Nissan'ın Avrupa'da sattığı yaklaşık 330.000 aracın büyük çoğunluğunu oluşturdu. Modelin bu denli merkezi bir konumda olması, elektrikli versiyona yatırım yapmamak için değil, tam tersine yapmak için güçlü bir gerekçe sunuyordu. Ancak tablonun diğer yüzü daha az parlak: Avrupa'da elektrikli araçlara yönelik talep beklentilerin altında seyrediyor, üretim maliyetleri kârlılık hedefleriyle bağdaşmıyor, rekabet ise her geçen ay daha sert bir hal alıyor. Nihai hesapta Nissan, risklerin getirileri aştığına hükmetti.

Sunderland'ın Geleceği Belirsizleşiyor

2023 yılı sonunda Nissan, İngiltere'nin Sunderland fabrikasına 2 milyar sterlinlik yatırım taahhüdünde bulunmuş; tesisi üç elektrikli model için üretim merkezi olarak konumlandırmıştı: Yeni nesil Leaf, elektrikli Qashqai ve elektrikli Juke. Qashqai EV'nin durdurulması bu planı doğrudan sekteye uğratıyor. Yaklaşık 6.000 kişinin istihdam edildiği fabrikada üretim iki banddan bire indirildi; basın haberlerine göre 250 dolayında pozisyon risk altında. İngiliz hükümeti ile Nissan arasında fabrikanın geleceğine yönelik görüşmelerin sürdüğü bildirilmektedir.

Qashqai EV projesi hayata geçirilse dahi piyasaya çıkışın 2030'ların başından önce gerçekleşmeyeceği öngörülüyordu; bu pencere artık daha da uzakladı.

Renault İttifakındaki Çözülme

Kararın arka planında yalnızca talep dinamikleri değil, Nissan'ın Renault ile yeniden şekillenen ilişkisi de belirleyici. İki şirket 2023'te oy haklarını karşılıklı olarak yüzde on beşle sınırlandıran anlaşmayla ittifakı adeta yeniden tanımlamıştı. 2025 yılında Nissan, Hindistan'daki ortak üretim şirketindeki yüzde elli bir hissesini Renault'ya devrederek yaklaşık 200 milyon euro nakit serbest bıraktı. Bunun yanı sıra Renault'nun elektrikli araç iştiraki Ampere'e yapılması planlanan yatırım taahhüdünden de vazgeçildi. Ortaklığın bu denli gevşemesi, ölçek ekonomilerinden ve ortak platform maliyetlerinden yararlanma kapasitesini daraltıyor; bu da Qashqai EV gibi pahalı projeleri finansal açıdan daha az sürdürülebilir kılıyor.

Hibrit Odaklı Geçiş Stratejisi

Nissan, projeyi tamamen mezara gömmediğini ima etmekle birlikte alternatif yolu çizmekte geç kalmadı: Hibrit teknolojisine ağırlık verilmesi. Şirket, elektrikli model yelpazesini genişletme kararlılığını vurgularken söylemde tam elektrikli araçların yerine 'elektrifikasyon' kavramının ön plana çıkması, yönelimin hibride doğru kaydığının işareti. Nissan, 2026 itibarıyla Renault Ampere'den türetilen Twingo A segmenti elektrikli aracı bünyesine katmayı ve yeniden fiyatlandırılmış bir Leaf sunmayı planlıyor; ancak bu modeller Qashqai'nin Avrupa'daki satış hacminin yarısını bile karşılayamaz.

Yatırımcı Perspektifi: Ne Anlama Geliyor?

Kısa vadede karar, baskı altındaki bir şirkette nakit muhafazasına işaret ettiği için olumlu okunabilir. Nissan, küresel ölçekte 20.000 kişilik işten çıkarma ve yedi fabrikanın kapatılmasını kapsayan kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecini yönetiyor; Qashqai EV'nin askıya alınması bu tabloya uyumlu bir adım. Bununla birlikte orta ve uzun vadeli tablo daha karmaşık: Avrupa'da 2035'ten itibaren içten yanmalı motorlu araç satışını yasaklayan AB politikası değişmediği sürece Nissan, kaçınılmaz bir geçişi yalnızca ertelemiş olacak. Rakiplerin, özellikle Stellantis, Volkswagen Grubu ve Çinli markaların, bu süreçte segment payı kazanması ihtimali, yatırımcıların fiyatlamasına yansıması gereken önemli bir risk faktörü. Sunderland fabrikasına yönelik İngiliz hükümet desteğinin kapsamı ve olası teşvik mekanizmaları, önümüzdeki aylarda izlenmesi gereken kritik değişken olarak öne çıkıyor.

Daha Geniş Bir Kırılma Noktası

Nissan'ın geri adımı, Avrupa otomotiv sektöründeki yapısal gerilimin somutlaşmış bir tezahürü. Ford, Volkswagen ve Stellantis'in de çeşitli EV projelerinde takvim kayması yaşadığı ya da öncelikleri yeniden belirlediği bir dönemde Japonya kökenli üreticilerin elektrikli geçiş hızını bölgesel rakiplere bıraktığı görünümü netleşiyor. Bu tablo, bileşen tedarikçilerinden şarj altyapısı yatırımcılarına uzanan geniş bir ekosistemin maliyet-getiri hesaplarını doğrudan etkiliyor. Sektörün elektrikli geleceğe geçişi sandığımızdan daha çok inişli çıkışlı, sandığımızdan çok daha pahalı ve her oyuncu için farklı tempoda ilerlemeye devam ediyor.

Kaynaklar: Reuters · electrive.com · Auto Express · Electrek

■ MİZAN HABER