Şirketler

Alstom ile TUSAS, Yerli Hızlı Tren İçin Güç Birliği Yaptı

Fransa merkezli demiryolu devi Alstom, TEI-TULPAR milli elektrikli hızlı tren programında traksiyon sistemi geliştirmek üzere Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile ortaklık kurdu. Anlaşma, savunma sanayiinin demiryolu teknolojisine taşınmasının somut bir adımını temsil ediyor.

Merve Şenyurt· 5 dk okuma
Alstom ile TUSAS, Yerli Hızlı Tren İçin Güç Birliği Yaptı
Görsel: N Chadwick (CC BY-SA 2.0) · Wikimedia Commons

Türkiye'nin milli elektrikli hızlı tren programı TEI-TULPAR, demiryolu ve savunma sanayii arasında kurulan yeni bir ortaklıkla stratejik bir eşiği geride bıraktı. Fransız demiryolu teknolojisi devi Alstom ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAS) bünyesindeki TEI (Tusas Engine Industries), tren setlerinin kalbi niteliğindeki traksiyon sistemlerinin ortak geliştirileceğini açıkladı. Anlaşma, Türkiye'nin milli demiryolu vizyonunu yalnızca araç üretimiyle değil, kritik alt sistemlerin yerli tasarımıyla da destekleme hedefini pekiştiriyor.

Projenin Arka Planı: TULPAR'ın Yolculuğu

TÜRASAS koordinasyonunda yürütülen milli elektrikli hızlı tren projesi, saatte 225 kilometre hız hedefiyle tasarlanmış, 8 alüminyum gövdeli araçtan oluşan setler üzerine kurulu. Her set 584 yolcu kapasitesi sunuyor ve yerli katkı oranının yüzde 65'in üzerinde tutulması hedefleniyor. İlk setin raylarla buluşması Mart 2026 başında gerçekleşti; önümüzdeki yıllara yayılan teslimat takvimi kapsamında onlarca ek set üretimi planlanıyor. Projenin traksiyon ve tren kontrol yönetim sistemi bileşenlerinin geliştirilmesinde TÜBİTAK-RUTE ile ortak çalışmalar sürdürülüyordu. Yeni Alstom-TUSAS çerçevesi bu tabloya uluslararası mühendislik birikimini ekliyor.

Alstom'un Türkiye Bahsi Büyüyor

Alstom'un Türkiye yatırımları son iki yılda belirgin biçimde ivme kazandı. Şirket, Temmuz 2024'te Bursa'da Duray Ulasim Sistemleri'ni satın alarak 200'den fazla çalışana sahip bir üretim merkezi kurdu. Aynı dönemde TeknoparK Istanbul'da açılan Mühendislik ve Teknoloji Merkezi, şirketin Türkiye'yi küresel operasyonlarının içine çekme stratejisini tescil etti. 25'ten fazla Türk tedarikçiyle çalışan Alstom, bu ağ üzerinden Avrupa pazarlarına yıllık 30 ila 50 milyon euro arasında ihracat kapısı açtığını ifade ediyor. Traksiyon ortaklığı, bu köklenen ilişkinin doğal bir uzantısı olarak okunabilir.

Traksiyon sistemi bir trenin en yüksek katma değerli bileşenidir. Bu alanda milli yetkinlik kazanmak, ilerleyen projelerde teknoloji lisansı bedellerini ve dışa bağımlılığı kalıcı olarak düşürecektir.

TUSAS'ın Demiryoluna Adımı: Teknoloji Transferinin Yeni Boyutu

TUSAS ve bünyesindeki TEI, birincil olarak havacılık motorları ve savunma sistemleri alanında tanınan bir yapı. Eskisehir merkezli TEI, GE ortaklığıyla geliştirdiği uçak motorlarında onlarca yıllık mühendislik deneyimi biriktirdi. Bu birikimin elektrikli tahrik sistemleri tasarımına aktarılması, hem kurumsal hem sektörel açıdan kritik bir dönüşümü simgeliyor. Havacılık kökenli yüksek güç yoğunluklu elektrik motor teknolojisinin raya taşınması, özellikle traksiyon motorlarının verimlilik ve dayanıklılık parametreleri açısından ciddi avantaj potansiyeli barındırıyor. Alstom, bu ortaklıkta tren sistemleri entegrasyon uzmanlığını ve sertifikasyon deneyimini masaya getiriyor.

Piyasa Boyutu ve Rekabetçi Tablo

Türkiye'nin demiryolu yatırım planları önümüzdeki on yılda önemli bir büyüklüğe ulaşacak. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi ve Ulaştırma Bakanlığı'nın açıkladığı yatırım hedefleri, TCDD altyapısının yanı sıra yüksek hızlı hat genişletmelerini de kapsıyor. Bu tablodan pay almak isteyen Siemens, Alstom ve CRRC gibi küresel oyuncular arasındaki rekabet kızışırken, Alstom'un yerli ortaklıklar üzerinden yerelleşme kartını oynaması rekabet avantajı yaratıyor. CRRC'nin agresif fiyatlandırması Avrupa rakiplerini baskı altında tutmakta; buna karşılık Avrupa kökenli şirketler ülke içi değer katma yükümlülüklerini karşılayarak tercihli konuma geçmeyi deniyor.

Yatırımcı İçin Anlam

Ortaklığın doğrudan mali detayları kamuoyuyla paylaşılmadı; ancak iki boyut dikkat çekiyor. Birincisi, savunma sanayii gelirlerinin bir bölümünü döngüsel olmayan demiryolu talebine yönlendiren TUSAS için portföy çeşitlendirmesi. İkincisi, yüksek marjlı traksiyon ve elektrik aktarma sistemleri pazarına yönelik Alstom'un Türkiye üzerindeki teknik ayak izinin derinleşmesi. Alstom'un Paris borsasında (ALO) işlem gören hissesi 2024 yılı boyunca önemli volatilite geçirdi; Türkiye merkezli büyüme anlatısı ise orta vadeli karlılığa katkı olarak analistlerin radarında. Yerli yatırımcı cephesinde TUSAS'ın borsada işlem görmeyen ama konsolide savunma sanayi ekosistemindeki konumu, dolaylı fırsatları beraberinde getiriyor.

Öne Çıkan Soru: Yerlilik Oranı Gerçekten Yükselecek mi?

Milli elektrikli trenin yüzde 65 yerli katkı hedefi, uluslararası bir partnerin sisteme dahil edilmesiyle nasıl korunacak? Sektör çevrelerinden gelen değerlendirme, bu ortaklığın kısa vadede teknoloji aktarımını mümkün kılarken uzun vadede tasarım yetkisini ve fikri mülkiyeti Türk tarafında biriktirmesi gerektiği yönünde. Traksiyon bileşenlerinin yerli fabrikada üretileceğine dair taahhütler bu soruyu cevaplar nitelikte olacak. Alstom'un Bursa fabrikası bu açıdan somut bir varlık olarak öne çıkıyor.

Kaynaklar: https://www.turasas.gov.tr · https://www.alstom.com/press-releases-news/2024/7/alstom-accelerates-investments-turkiye-new-factory-bursa · https://www.railwaygazette.com/traction-and-rolling-stock/turkish-train-operator-takes-delivery-of-locally-manufactured-rolling-stock/68949.article · https://www.railjournal.com/fleet/turasas-presents-line-up-of-turkish-produced-rail-vehicles/

■ MİZAN HABER