
Savunma ve Havacılık İhracatı Temmuz'da 1,12 Milyar Dolar
Sektör ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,4 arttı. Ocak-Temmuz döneminde 5 milyar 787 milyon dolara ulaşan ihracat, 8 milyar dolarlık yıl sonu hedefine yaklaşıyor.
Avrupa uçak üreticisi Airbus, tedarik zinciri baskılarını hafifletmek amacıyla A320neo gövdelerinde kullanılan alüminyum alaşımının yüzde yirmisini Türkiye merkezli HAI'den temin etmeyi planlıyor. Hamle, şirketin Türkiye'ye yönelik 2030 hedeflerini de pekiştiriyor.

Airbus, küresel tedarik zincirindeki darboğazları aşmak için stratejik hammadde kaynaklarını çeşitlendirme politikasını hız kesmeden sürdürüyor. Avrupa'nın en büyük havacılık şirketi, A320neo gövdelerinde kullanılan alüminyum alaşımının yüzde yirmisini Türkiye merkezli HAI'den karşılamayı hedeflediğini açıkladı. Açıklama, şirketin Türkiye'den 2020-2030 döneminde 5 milyar dolar hacminde tedarik sağlama taahhüdüyle paralel bir seyir izliyor ve Türk havacılık sanayiinin küresel değer zincirindeki ağırlığını somut biçimde artırıyor.
Airbus'un bu adımı, sektörün yapısal sorunlarına doğrudan bir yanıt niteliği taşıyor. Şirket, 2025 yılında 793 uçak teslim etmeyi başardı; ancak bu rakam, motor tedarikçilerinin kısıtlamaları ve hammadde darboğazları nedeniyle orijinal hedefin gerisinde kaldı. Bank of America analistleri, alüminyum tedarik aksaklıklarının Airbus'a 2026'da yaklaşık 100 milyon Euro, 2027'de ise 200 milyon Euro ek maliyet yükleyebileceğini hesaplıyor. Şirket bu tablo karşısında kaynak çeşitlendirmesini kurumsal bir önceliğe dönüştürdü. Türkiye'den yapılacak alüminyum alaşımı alımı, söz konusu risk dağıtma stratejisinin en somut göstergelerinden birini oluşturuyor.
Havacılık Alüminyum Endüstrisi (HAI), Türkiye'nin savunma ve sivil havacılık sektörlerine yönelik yüksek dayanımlı alaşım üretimi alanında faaliyet gösteren uzman tedarikçiler arasında yer alıyor. A320neo gövde panellerinde kullanılan 2000 ve 7000 serisi alüminyum alaşımları, boyutsal hassasiyeti ve korozyon direnci açısından standart endüstriyel alaşımlardan belirgin biçimde ayrışıyor. Airbus'un yüzde yirmilik hedefi, yıllık üretim hedeflerine oranlandığında kayda değer bir hacme karşılık geliyor. Şirket, 2027 sonunda aylık 70-75 A320 ailesi teslimine ulaşmayı planlıyor; bu tempoyla yıllık 840-900 adet civarında bir hacim söz konusu.
Airbus'un Türkiye'deki 41 tedarikçisi halihazırda yılda 600 milyon dolar değerinde bileşen üretiyor. HAI anlaşması bu tabloya stratejik bir hammadde boyutu katıyor.
Airbus ile Türkiye arasındaki endüstriyel ortaklık yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe dayanıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAS), 2014'ten bu yana A320 ailesi gövdesinin 18. bölüm panellerini tam kapasite üretmek için tek kaynak tedarikçi konumunda. TUSAS, A350F bariyerinden A220 merkez gövde panellerine uzanan geniş bir ürün yelpazesinde de üretime devam ediyor. Airbus'un Türkiye'deki ekosistemi 41 tedarikçiyi kapsıyor ve yıllık 600 milyon dolarlık bir ticaret hacmi yaratıyor. HAI'ye yönelik hedef, bu tabloya yapısal bir hammadde boyutu ekleyerek Türk havacılık sanayiini bileşen tedarikinden ham malzeme zincirine doğru konumlandırıyor.
Anlaşmanın olası etkileri yatırımcı çevrelerinde farklı biçimlerde değerlendiriliyor. Olumlu taraftan bakıldığında, uzun vadeli bir hacim taahhüdü taşıyan bu türden anlaşmalar Türk tedarikçilere öngörülebilir gelir akışı ve kapasite yatırımları için somut bir dayanak sağlıyor. Havacılık sektöründe sertifikasyon süreçleri, alıcı değiştirme maliyetlerini son derece yüksek tutuyor; bu durum, bir kez kurulmuş tedarikçi ilişkilerinin kalıcılığını artırıyor. Öte yandan riskler de göz ardı edilemez. Alüminyum fiyatlarındaki küresel oynaklık, enerji maliyetlerinin alaşım üretim giderlerine yansıması ve kur dalgalanmaları, marj üzerinde belirleyici baskılar yaratıyor. Airbus'un hisse senedi fiyatındaki son dönem baskısı ise nihai müzakere koşullarını doğrudan etkiliyor.
A320neo gövde yapısında kullanılan yüksek dayanımlı alüminyum alaşımları, toplam yapısal malzeme içinde önemli bir pay tutuyor. Kompozit malzemelerin tüm gövdeyi kaplaması teknik ve maliyet açılarından henüz mümkün olmadığından, bu alaşımlar kısa ve orta vadede ikame edilemez nitelikte. Arconic ve Constellium gibi Avrupalı ve Amerikalı alüminyum devleri, Airbus'un mevcut öncelikli tedarikçileri arasında yer alıyor. Ancak bu şirketlerin Kuzey Amerika ve Avrupa'daki kapasitelerinin belirli bir eşiğe yaklaştığı, Airbus'un ilave hacim için coğrafi çeşitlendirmeye yönelmek durumunda kaldığı görülüyor. Türkiye'nin jeopolitik konumu, Avrupa'ya yakınlığı ve görece enerji maliyeti avantajı bu çerçevede değer kazanıyor.
Yüzde yirmilik oran, salt bir istatistikten fazlasını temsil ediyor. Airbus, Türkiye'yi bileşen montajı yapan bir alt yüklenici konumundan kritik hammadde tedarikçisi konumuna yükseltme sinyali veriyor. Bu dönüşüm; Türk havacılık sanayii için ar-ge yatırımı, nitelikli istihdam ve teknoloji transferi açılarından çarpan etkisi yaratma potansiyeli taşıyor. Anlaşmanın nihai hacmi ve takvimi netleştikçe, HAI'nin üretim kapasitesini nasıl ölçeklendireceği ve Airbus'un sertifikasyon süreçlerini nasıl yürüteceği belirleyici sorular olarak öne çıkacak. Ancak şu an için tablo açık: Avrupa'nın en büyük uçak üreticisi, tedarik riskini dağıtırken Türkiye'yi stratejik ortaklar haritasında bir kademe yukarı çekiyor.
■ MİZAN HABER