
Fiyat Düşerken Rekor Alım: Merkez Bankaları Çeyrekte 289 Ton Altın Aldı
Altın on yılın en sert çeyreklik değer kaybını yaşarken merkez bankaları net 289 ton alım yaptı. Yıllık bazda yüzde 62 artış, serinin en güçlü ikinci çeyreği anlamına geliyor.
Türk lirası 2025'te kontrollü bir erime sürdürürken Brezilya reali sert kayıplardan toparlandı, Hindistan rupisi ise Asya'nın en kötü performans gösteren para birimi unvanını devraldı. Üç gelismekte olan ekonominin kur tarihi, farklı politika tercihlerinin somut bir faturası gibi okunuyor.

Gelismekte olan piyasa para birimleri söz konusu olduğunda karsilastırmanın kendisi bir analiz aracına dönüsür. Türk lirası, Brezilya reali ve Hindistan rupisi; ortak bir küresel faiz ortamında, birbirinden oldukça farklı para politikası mimarileri ve iç kırılganlıklar altında 2025-2026 dönemini geçirdi. Sonuç, her üç para birimi için de değer kaybını içeriyor; ancak kayıpların hızı, kaynağı ve yönetim biçimi ciddi ayrısmalar ortaya koyuyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2025 yılı boyunca faiz indirim döngüsünü dikkatli adımlarla sürdürdü. Ekim 2025'te gerçeklesen 100 baz puanlık indirimle politika faizi yüzde 39,5'e çekilirken, gıda fiyatları kaynaklı enflasyon on beş aylık gerilemenin ardından yeniden ivme kazandı ve yıllık bazda yüzde 33'ün üzerine çıktı. Bu gelisme, TCMB'nin gevşeme hızını frenlemesine yol açtı. Türk lirası dolara karşı yılın ilk yarısında ortalama 37,40 seviyesinde seyretti; Ekim'de ise dolar/TL paritesi 41,9 ile rekor kırdı. Yıl içi değer kaybı yüzde 18 düzeyinde gerçeklesti. Yatırımcıların uzun süredir izlediği bu tablo, TCMB'nin nominal kur erimesini enflasyonun gerisinde tutmayı hedefleyen örtük stratejisiyle uyumluydu. Investingcube'un analizine göre liranın "kontrollü kayma" çizgisi 2026'ya da uzandı.
Brezilya reali 2024'ü oldukça kötü tamamladı. Yılın basında dolara karsi 5 düzeyinde olan BRL, Aralık'ta 6'yı asarak yüzde 25'i asan bir değer kaybına uğradı. Maliye Bakanı Haddad'ın açıkladığı harcama kesinti paketine piyasaların soğuk bakması ve Başkan Lula yönetiminin mali çerçeveye ilişkin güvenilirlik sorunları, bu erozyon tablosunun arka planını olusturuyordu. Öte yandan 2025'te sürpriz bir sayfa açıldı. Merkez Bankası'nın Aralık 2024'te 100 baz puanlık faiz artısıyla basladığı ve iki ek artısı önceden sinyallediği hamle, gerçek faiz farkını genisletme açısından ikna edici bulundu. 2025 basında 6,30 olan dolar/BRL kuru, Mayıs'a dek 5,75'e kadar geriledi. Yıllık ölçekte BRL, gelismekte olan piyasa para birimleri arasında en iyi toparlayanlar listesine girdi. Bloomberg ve Reuters verilerine dayanan çesitli analistler, bu hareketin kısmen küresel "carry trade" isteğinin bir yansıması olduğuna dikkat çekiyor; yani kalıcı bir yapısal düzelmenin ötesinde konumsal bir akım söz konusu. Nitekim Haziran 2026 itibarıyla dolar/BRL yaklaşık 9,02'ye ulasan TRY/BRL paritesinin geriye çekilmesi, realin zaten uzun vadeli bir baskı altında kaldığını gösteriyor.
Hindistan rupisi 2025'i Asya'nın en kötü performans gösteren para birimi olarak kapattı; dolara karsi yüzde 5'i asan kaybıyla elde edemediği unvanı, bölgenin en sağlam makrosu olarak bilinen ülke için ciddi bir itibar testiydi.
Hindistan rupisi 2025'e nispeten sakin girdi; 2024 boyunca dolara karsi 83-84 bandında kalan INR, yılın sonuna doğru 89,5'i asan kayıplarla Asya'nın en kötü performans gösteren para birimi konumuna geldi. Bloomberg'ün Kasım 2025 tarihli analizine göre bu tablonun üç temel sürücüsü var: ABD-Hindistan ticaret gerginliği kapsamında uygulanan yüksek tarife yükü, yabancı portföy yatırımcılarının yerel borsadan çıkısı ve RBI'ın Aralık 2025'te faizi yüzde 5,25'e indirmesiyle daralan faiz farkı. 2026'da dolar/INR paritesinin 95 sınırını test ettiği gözlemlendi. RBI'ın kur oynaklığına karsi rezervleri devreye soktuğu ve müdahaleci tutumunu koruduğu görülse de yapısal baskılar sürdü. CNBC analistleri 2026 basında rupi için engebeli bir yolun devam edeceğini öngörüyordu.
Bu üç para birimini aynı çerçevede okumanın en verimli yolu, merkez bankası güvenilirliği ve mali disiplin ekseninde konumlandırmaktır. TCMB, ortodoks politikaya dönüsünü sürdürdü; ancak enflasyonun yapısal yüksekliği, liranın kısa vadede anlamlı biçimde değerlenmesini engellemeye devam etti. Brezilya Merkez Bankası proaktif bir faiz hamle dizisiyle güvenilirliğini yeniden tesis etmeye giristi ve bunu kısa vadede kur toparlanmasına çevirmeyi basardı. Hindistan'da ise RBI'ın göreceli temkinliliği, küresel dolar güçlenmesiyle birlesince rupinin savunmasızlığını derinlestirdi. Türk lirası, Brezilya realine karsi 2025 basındaki yaklaşık 7,10 düzeyinden Haziran 2026 basında 9,02'ye kadar geriledi. Yani lira, bu 18 aylık süreçte real karşısında yüzde 27'yi asan değer yitirdi. Lira-rupi paritesinde ise tablo daha karma: Ocak 2026 sonunda 1 TL yaklaşık 2,08 INR değerindeydi. Doların her iki para birimini de baskı altına aldığı bir dönemde liranın rupi karşısındaki hareketi görece sınırlı kaldı; her iki para birimi de benzer seyirle dolara karşı eridi.
Portföy yöneticileri açısından bu tablo, gelismekte olan piyasaların tek bir varlık sınıfı gibi değil, politika tercihlerine göre farklılasan bireysel hikayeler bütünü olarak ele alınmasını gerektiriyor. Brezilya reali, yüksek faiz farklılığından beslenen carry pozisyonları için cazip olmaya devam ediyor; ancak mali çerçeve kırılganlıkları nedeniyle bu pozisyonlar ani tersine dönüs riskini barındırıyor. Türk lirası ise yüksek nominal faizle sunulan carry getirisine karşın yapısal enflasyon ve kur erimesinin gerçek getiriyi nasıl aşındırdığını gösteren bir ders niteliği taşımaya devam ediyor. Hindistan rupisi söz konusu olduğunda, ülkenin makro temelleri ile kur hareketleri arasındaki derin makas, küresel dolar döngüsünün yerel dinamikleri ne ölçüde geçersiz kılabildiğini ortaya koyuyor. Nihai tabloda üç para birimi de değer kaybediyor; ama kayıplar arasındaki fark, politikanın gerçek maliyetini ve piyasanın güven bedelini net biçimde fiyatlıyor.
■ MİZAN HABER