
Fiyat Düşerken Rekor Alım: Merkez Bankaları Çeyrekte 289 Ton Altın Aldı
Altın on yılın en sert çeyreklik değer kaybını yaşarken merkez bankaları net 289 ton alım yaptı. Yıllık bazda yüzde 62 artış, serinin en güçlü ikinci çeyreği anlamına geliyor.
Enflasyonun yavaşladığı, faizin henüz inmediği bir ortamda hanehalkı iki güvenli liman arasında seçim yapıyor. Veriler, altının giderek daha baskın bir konum kazandığını gösteriyor.

Türkiye'de enflasyonun yüzde 29 bandına gerilediği, merkez bankasının politika faizini yüzde 37'de sabit tutmaya devam ettiği bir geçişin ortasında hanehalkının tasarruf davranışı belirgin biçimde dönüşüyor. Birikimini korumak isteyen yatırımcı profili, 2026'nin ilk yarısında iki temel aracı kıyasliyor: gram altın hesabı ve dolar mevduatı. Bu iki seçenek arasındaki rekabet salt getiri hesabının ötesine geçmiş; döviz kuru beklentisi, kuyumculuk kültürü ve kurum tercihi gibi faktörleri de kapsayan çok katmanlı bir denklem haline gelmiştir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 2026 yılının ilk çeyreğinde altın mevduatı yüzde 21,5 artarak toplam 4 trilyon 136 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu büyüklüğün toplam yurt içi mevduat içindeki payı yüzde 15,6'ya çıktı. Aynı dönemde klasik döviz tevdiat hesaplarının (DTH) bakıyesi 6 trilyon 177 milyar TL olarak ölçüldü; bir önceki yıla kıyasla reel bazda değerlendiğinde bu rakamın durağan kaldığını, altın hesaplarının ise oransal olarak DTH'in önüne geçiyor olduğunu gösterir. Toplam mevduat büyüklüğü 26 trilyon 478 milyar TL'yi geçmiş durumdadir; TL cinsi hesaplar toplamda büyük paya sahip olsa da yabancı para ve altın bileşeni, tercih değişiminin nabzını tutuyor.
Haziran 2026 ortası itibarılyla ons altın 4.100 ile 4.300 dolar aralığında dalgalandı; gram altın ise TL bazında 6.000 liranın üzerinde tutundu. Uluslararası kurumlar Goldman Sachs ve J.P. Morgan, 2026 ortası için ons başına 4.000 dolar eeginin kalıcı biçimde aşıldığıni tahmin etmişti ve piyasa bu ogoru büyük ölçüde doğruladı. Yatırımcı açısıindan can alıcı nokta su: altının TL fiyatı, hem ons fiyatındaki yüksek hem de dolar-TL kurunun yüzde 45-50 bandında seyretmesinin bileşik etkisiyle baskı altına girmeksizin küçük tasarruflara bile cazip bir nominal getiri sundu. Bankaların altın hesabına erişim eşiğini 0,01 grama indirmiş olması ve hesaplara Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) güvencesinin uygulanması, bu aracı kuyumcudan altın almaya göre kurumsal ve güvenli bir alternatif olarak konumlandırdı.
Altın mevduatının toplam mevduat içindeki payı 2026'nin ilk çeyreğinde yüzde 15,6'ya yükseldi: DTH ile aradaki fark kapanıyor.
Dolar mevduat hesapları ise tamamen cazibesini yitirmiş değildir. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim takvimini geri plana itmesi, dolar mevduatlarınin getiri profilini canlı tutmaktadir. Yatırımcı, Türkiye'deki dolar mevduatından yıllık yüzde 3 ile 5 arasında döviz bazlı getiri sağlayabilmektedir; bu oran, TL'nin dolar karşısındaki olası aşınmasından korunma ile birleştiğinde küçük tasarrufçu için anlaşılması nispeten kolay bir formül oluşturur. Bunun yanında dolar, esnek kur politikasının siirduugu bir ortamda ithalat ve seyahat gibi harcamalarda doğrudan kullanılabilir olması bakımından pratik bir işlevini korumaktadır. TCMB'nin piyasa katılımcıları anketine göre cari yıl sonu dolar-TL beklentisi yaklaşık 51,50 TL civarında seyrediyor; bu oran, dolar mevduatını altına göre daha tahmin edilebilir bir vehime oturtmaktadir.
Ekonomistler iki aracın kıyaslanmasında uc temel parametreye dikkat çekiyor. Birincisi beklenti çatısı: Kur artışının üzerinde bir altın ralli beklentisi varsa altın hesabı one çıkıyor; aksine, kurun bant içinde kalması ve faizin yüksek seyretmesi durumunda DTH cazibesi artabiliyor. Ikincisi dönemsellik: Kısa vadeli tasarrufçu için günlük likidite ve kolay paraya dönüşebilirlik kritik; hem altın hesabı hem de dolar mevduatı bu bakımdan yakın özelliklere sahipken mevduat faiziyle kilitlenme süresi, dolar tarafında tercih karmaşıkilastiriyor. Üçüncüsü psikoloji ve gelenek: Bigpara ve Bloomberg HT gibi platformlardan elde edilen verilere göre Anadolu'daki hanehalkında altın biriktirme kültürü kok salmış; bankacılık kanalının bu kültürü dijitalleştirmesi, altın mevduatına olan ilgiyi çevrimsel otiletici olarak güçlü kılıyor.
Bankacılık sektörü perspektifinden baktığında altın mevduatının hızla büyümesi fonlama maliyetlerini de sekillendiriyor. S&P Global'in 2026 Türkiye bankaciligi görünümüne ilişkin raporunda vurgulanan temel risk, fonlama yapısının çeşitliliği; altın mevduatının yükselmesi, bankaların daha onkullenebilir bir fon kaynağı edinmesini sağlarken karmaşıklaşmis bir bilançoyu da beraberinde getiriyor. Öte yandan altın hesaplarının TMSF kapsamı, sistemik güven bakımından kritik bir unsur olmaya devam ediyor ve bu güvence kalkı, kurumsallaşmanin on koşullarını sürdürdüyor.
2026 yılının ilk yarısından elde edilen görüntü, Türk hanehalkının tek bir koruma aracına yönelmedigini; altın ve dolar mevduatını aynı birikimin farklı katmanlarına yerleştirdiğini gösteriyor. Altın, reel getiri ve kültürel köklerin birleşimiyle tercih sıralamalarında one çıkıyor. Dolar mevduatı ise pratikliği ve doğrudan kur korumasıyla portföyde yerini sürdürüyor. Devreye girecek en belirleyici değişken, TCMB'nin faiz indirim takviminin hızlanıp hızlanmayacagidir: Faizin gerilemesi TL mevduatın cazibesini kırabilir ve her iki dolaylamali enstrümana olan talebi birlikte yukarıdaki kaydırabilir. Izleyen aylar hem politika hem de piyasa davranışı bakımından kritik bir sınav olacaktır.
■ MİZAN HABER