Piyasalar

38'den 46'ya Geçen Kurun Hafızası: Rezervler Ne Kadar Koruma Sağlayabildi?

Dolar/TL, 2025 başında teknik direnç olarak öne çıkan 38 bandını geride bırakarak 46 seviyesine dayandı. Bu süreçte Merkez Bankası rezervleri kritik bir test geçirdi; brüt rakamların arkasında yatan net tablo ise yatırımcılara farklı bir resim sunuyor.

Serhan Kılıçoğlu· 5 dk okuma
38'den 46'ya Geçen Kurun Hafızası: Rezervler Ne Kadar Koruma Sağlayabildi?
Görsel: Aykhan Zayedzadeh (CC BY 4.0) · Wikimedia Commons

2025 yılının başında teknik analistlerin kritik direnç noktası olarak işaret ettiği 38 TL bandı, kısa sürede geride kaldı. Dolar/TL paritesi, o eşiği bir kez kırdıktan sonra sekteye uğramadan yükseldi ve Haziran 2026 itibarıyla 46 TL'nin üzerine yerleşti. Bu yolculuğun en tartışmalı boyutu ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın rezerv kalkanının ne ölçüde işe yaradığı sorusunda düğümlendi.

38 Bandının Sembolik Ağırlığı

Teknik açıdan 38,35 TL seviyesi, USD/TRY için uzun süre hem kısa hem orta vadeli bir direnç noktası olarak izlendi. Bu eşiğin kalıcı olarak aşılması, piyasanın yavaş yavaş kontrollü değer kaybından yüksek hızlı değer kaybı rejimine geçtiğini teyit eden sinyal işlevi gördü. Capital.com ve Investing.com gibi platformların izlediği teknik modeller, o dönemde 38,60 TL'nin kırılmasıyla birlikte yeni bir kanalın açıldığına dikkat çekiyordu. Nitekim Goldman Sachs'ın 2025 başında derlediği öngörü tablosu, Ekim 2025 için 42 TL, Ocak 2026 için 44 TL, Temmuz 2026 içinse 48 TL hedefi içeriyordu; fiili seyir bu bant içinde kaldı.

Merkez Bankası Ne Yaptı?

TCMB, 38 bandının kırıldığı dönemden itibaren hem geleneksel hem de alışılmadık araçlara başvurdu. Mart 2025'te TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı, bir haftalık repo ihaleleri askıya alındı. Öte yandan altın rezervleri de devreye sokuldu: Bloomberg HT ve Reuters'ın aktardığı verilere göre, Şubat 2025'in sonu ile Mart 2025'in sonu arasında yaklaşık 52 ton altın satıldı, buna ek olarak 79 ton civarında altın swap'a konu edildi. Bu iki kalemin birlikte yarattığı etki, 20 milyar dolar üzerinde hesaplandı. Söz konusu rakam, brüt rezerv tablosuna yansımayan bir yükü temsil ediyordu.

Brüt rezervler tek başına bir kalkan değil; swap yükümlülükleri ve forward pozisyonları çıkarıldıktan sonra kalan net rakam, korumanın gerçek boyutunu belirliyor.

Brüt ve Net Arasındaki Makas

Haziran 2026'nın ikinci haftasında TCMB brüt rezervleri 152 milyar dolar civarına geriledi. Bu rakam, Nisan 2026'daki 174,5 milyar dolarlık zirvenin yaklaşık 22 milyar dolar altında kalıyordu ve son 13 ayın dip seviyesine işaret ediyordu. Daha çarpıcı olan tablo ise net rezervlerde saklıydı: Aynı dönemde net rezervler 45 milyar doların biraz altına indi; swap hattı dışlandığında bu rakam 29 milyar doların hemen üzerinde kaldı. Bloomberg HT'nin aktardığı verilere göre, önceki üç ay içinde toplam rezerv erimesi yaklaşık 51 milyar dolar olarak hesaplandı. Piyasa analistleri bu erozyon için ağırlıklı olarak Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerginlik döneminde kura yapılan müdahaleleri gösterdi.

Yönetilen Değer Kaybı mı, Kontrol Kaybı mı?

Merkez Bankası'nın resmi tutumu, kurda sabit bir hedef değil oynaklık yönetimi uyguladığı yönünde oldu. Faiz cephesinde ise para politikası kurulu 2025 boyunca politika faizini 46'dan 40,5 baz puanlara kademeli olarak indirdi; bu süreç enflasyonun seyriyle paralel ilerledi. FX Street'in Mayıs 2025 tarihli analizine göre, lirayı savunmanın maliyeti rezerv erimesi açısından tarihin en hızlı tempolarından birini yaşattı; ancak dolar alımlarını engelleyecek cazip bir reel getiri ortamı oluşturulamadığından bu savunmanın sürdürülebilirliği sorgulandı.

Yatırımcı Perspektifinden Kalkan Testi

Portföy yöneticileri açısından kritik soru şu: 152 milyar dolarlık brüt rezerv, olası yeni bir oynaklık dalgasına ne kadar süre dayanır? Net rakam 29 ila 45 milyar dolar aralığında seyrediyorsa, kriz senaryolarında kullanılabilecek gerçek tampon bu rakam üzerinden değerlendirilmeli. IMF'nin uluslararası rezerv yeterliliği çerçeveleri göz önüne alındığında, bu düzey sıkışık ama yönetilebilir bir bölgeye tekabül ediyor; yine de her yeni jeopolitik şok veya sermaye çıkışı dalgasının tüketebileceği tamponu daraltıyor. Öte yandan merkez bankasının faiz indirme döngüsü, TL cinsinden getirinin cazibesini azaltarak kur üzerindeki aşağı yönlü baskıyı kalıcılaştırmaya devam ediyor.

Önümüzdeki Süreç

46 TL bandında oluşan fiyatlama, kısa vadede büyük ölçüde fiyatlanmış durumda görünüyor. Ancak rezervlerin hem mutlak hem de swap arındırılmış düzeydeki seyrini takip etmek, sadece döviz pozisyonu taşıyan kurumlar için değil, dış ticaret finansmanı planlayan ihracatçı ve ithalatçılar için de stratejik önem taşıyor. 38 TL'nin bir direnç eşiği olarak hatırlandığı günler geride kaldı; piyasanın önündeki soru artık 46 bandının kalıcı bir taban mı yoksa geçici bir durak mı olduğu üzerine şekilleniyor.

Kaynaklar: Bloomberg HT - https://www.bloomberght.com · Reuters - https://www.reuters.com · FX Street - https://www.fxstreet.com · Investing.com Türkiye - https://tr.investing.com

■ MİZAN HABER