
Fiyat Düşerken Rekor Alım: Merkez Bankaları Çeyrekte 289 Ton Altın Aldı
Altın on yılın en sert çeyreklik değer kaybını yaşarken merkez bankaları net 289 ton alım yaptı. Yıllık bazda yüzde 62 artış, serinin en güçlü ikinci çeyreği anlamına geliyor.
Pekin'in kapsamlı ekonomik destek programı bakır ve çinkoya selektif bir ivme kazandırırken, demir cevheri inşaat krizinin gölgesinde kalmaya devam ediyor. Piyasalar ikili bir tablonun sinyallerini okuyor.

Çin'in 2025 yılında hayata geçirdiği ekonomik teşvik programı, emtia piyasalarında tek tip bir etki yaratmadı. Yeşil dönüşüm altyapısına ve yüksek teknoloji üretimine yönelen kamu harcamaları bakır ve çinkoda belirgin bir talep desteği oluştururken, uzun süredir baskı altındaki konut sektöründeki yapısal sorunlar demir cevherini farklı bir yörüngeye sürükledi. Pekin'in koordineli parasal ve maliye politikalarının tam anlamıyla piyasaya yansıması ise henüz tamamlanmış değil.
Çin Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı'nın 2025 yılı boyunca kademeli biçimde açıkladığı paket, yüzde 5 büyüme hedefini koruma amacıyla tasarlandı. 300 milyar yuanlık ekipman yenileme programı, altyapı ve temiz enerji yatırımlarına yönelik tahvil ihraçları ile konut tamamlama fonları paketin öne çıkan bileşenlerini oluşturdu. Fastmarkets analizlerine göre, 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan da aynı yönelimi sürdürerek elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve dijital altyapıyı ekonomik büyümenin merkezine yerleştirdi.
Bakır, teşvik programının en doğrudan faydalanıcıları arasında yer aldı. Elektrikli araçların geleneksel içten yanmalı motorlu taşıtlara kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla bakır içerdiği ve güneş ile rüzgar enerji sistemlerinin bakır yoğunluğu göz önünde bulundurulduğunda, Çin'in yeşil dönüşüm hamlesi metale yapısal bir destek zemini hazırladı. Bloomberg verilerine yansıyan tabloda LME bakır fiyatları 2025 yılı genelinde yüzde 40'a yakın değer kazanarak 2009'dan bu yana en güçlü yıllık performansı sergiledi. Goldman Sachs Araştırma birimi, 2026 yılının ilk yarısı için ortalama fiyat tahminini ton başına 10.710 dolar olarak belirledi. Bununla birlikte, teşvik politikalarının yarattığı ilk ivme ve tarife kaynaklı stok biriktirme eğiliminin zayıflamasıyla birlikte Çin'in rafine bakır talebinin 2025 son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 8 gerilediği görüldü. Bu tablo, talebin henüz teşvikin tam anlamıyla nüfuz etmediği bir geçiş sürecinde olduğuna işaret ediyor.
LME bakır fiyatları 2025 genelinde yüzde 40'a yakın yükseldi; bu, 2009'dan bu yana kaydedilen en güçlü yıllık kazanım.
Demir cevheri piyasası çok daha çetrefilli bir görünüm sergiledi. IndexBox ve Mining Weekly verilerine göre, Çin'in çelik üretimi 2025 yılında 960 milyon tonun altına inerek 2018'den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Konut sektöründeki kriz belirleyici rol oynadı: Ağustos 2025'te yeni konut başlangıçları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19,5 düştü ve Mayıs 2023'ten bu yana devam eden yeni konut fiyatı düşüş trendi kırılamadı. Paradoks şurada: Üretim ve talep gerilese de Çin'in demir cevheri ithalatrı 2025'te yüzde 1,8 artışla 1,26 milyar tona ulaşarak üçüncü yıl üst üste rekor kırdı. Bu çelişkili tablo, Çinli operatörlerin düşük fiyatlı demir cevherini fırsatçı biçimde stoklamasından ve teşvik beklentilerine dair temkinli iyimserlikten besleniyor. Ancak gerçek talebin bu stoğu eritmesi için konut piyasasında somut bir toparlanma şart.
Çinkonun küresel talebinin büyük bölümü çelik galvanizasyonundan kaynaklanır; bu da metali doğrudan inşaat ve altyapı döngüsüne bağlar. Teşvik paketinin altyapı bileşeni kısa vadede çinko talebini destekledi ve Bloomberg HT haberlerine göre Çin'in teşvik açıklamalarının hemen ardından LME çinkosunda yüzde 1'in üzerinde günlük kazanımlar gözlemlendi. Öte yandan Fastmarkets projeksiyonları, küresel arz fazlasının 2026 ve 2027 yıllarına taşınacağını öngörüyor. Bu çerçevede çinko için ortalama LME fiyat beklentisi 2025 yılında ton başına 3.218 dolar olarak belirlendi; ilerleyen dönemde baskı sürebilir.
Türkiye'nin çelik, otomotiv yan sanayi ve inşaat sektörleri Çin kaynaklı emtia fiyat hareketlerine yakından maruz kalıyor. Demir cevheri fiyatlarının 95-100 dolar bandında seyretmesi, yurt içi entegre çelik üreticileri için görece sınırlı hammadde maliyeti avantajı sunuyor. Bakır cephesinde ise enerji altyapısı ve EV ekosistemi yatırımlarına yönelen firmalar için Çin kaynaklı talep artışının fiyat baskısını sürdürmesi belirleyici bir değişken olmaya devam edecek. Piyasa katılımcıları açısından kritik soru şu: Pekin'in teşvik araçları konut talebini diriltebilecek mi, yoksa Çin ekonomisi yatırımı üretim ve ihracat üzerinden karşılayan yeni bir dengeye mi yerleşecek? Bu sorunun yanıtı, demir cevheri ve çinko fiyatlarının orta vadeli yönünü büyük ölçüde belirleyecek.
Çin'in teşvik programı metallerı eşit biçimde yukarı taşımadı. Yeşil dönüşüm ve teknoloji yatırımlarına dayanan yeni büyüme modeli bakırı öne çıkarıyor; demir cevheri ve çinko ise geleneksel inşaat motorunun bir an önce devreye girmesini bekliyor. Reuters ve Bloomberg gibi uluslararası finansal medya kuruluşları, Çin'den gelen her veri setini bu ayrışmanın doğrulama ya da çürütme testi olarak izliyor. Portföy ve sektör pozisyonlamalarında bu ikili tablonun göz ardı edilmemesi gerekiyor.
■ MİZAN HABER